What to do in the happy new year?

 “What to do in the happy new year?” benim geçen sene Rosh-Hashanah -Yahudi takvimine göre yılbaşı- yazdığım, facebookta 1 tanesi yahudi olmak üzere sadece 10 kişiye falan post ettiğim yazının başlığı. Ki aynı yazı, benim blog yazmaktan hoşlanabileceğimi bana gösteren yazının ta kendisindir. Okuyunca bi kere daha yazıyı ne kadar hevesliymişim geçen sene yeni kış sezonuna dedim. Açıkçası şimdi daha sakinim… Daha önce de bahsettiğim gibi bir sevgili sahibi olmanın, ama çok daha fazla bir iş sahibi olmanın ağırlığı var üzerimde. Ama ne olursa olsun yeni yıl dilekleri ve planları var tabiki de! Öncelikle, diğer yazıdan copy-paste ederek sizi neden gerçek yeni yıl’ın 1 ocak da değil de, eylül de başladığına ikna etmeye çabalamak istiyorum.
1- Agustos ve eylül arası dolaplarımızın icindeki kıyafetlerin yerleni değiştirdiğimiz, yazlıkları arkaya, kıslıkları one cıkardığımız gunler asagı yukarı bu gunlerdir. Yani cok belirgin bir “sezon” farkı yasıyoruz.. Oysaki aralık ve ocak arasında boyle bir sıcaklık farkından bahsetmek mümkün değildir..
2- Evet artık okumuyoruz belki ama senelerce okula gittik! Eylül bizim icin tatlin bittiği okulun başladığı zamandır..
3- Sadece tatilin bitmesi değil, yeni eğitim yılı eylül de baslar ve siz de aslında bu yılın, “yeni” bir yıl olduğunu bildinize dair farkında olmandan bir sürü laf etmişinizdir.. mesela:
“bu sene cok calıskan olucam”
“bu sene defter tutucam” gibi…
4- Sene içinde alınan kiloları vermeye calışma donemi bitmiştir, aksine yeni sene ve yeni kilo alma dönemi başlamıştır.. (ben son 3 gunde 1,5 kilo aldım mesela) ki bu geçen senenin skoru! Bu sene daha yüksek bir skorla karşınızdayım.Oranlayınca daha yüksek değil ama miktar olarak fena =) Son 3 haftada 3 kilo.
ve geçen sene ilgi alanım dahilinde olmadığndan maddelerde olmayan 5. madde şöyle
5- iş yaşamında hafid geçen yaz dönemi biter, eylül ile birlikte işler açılır ve yoğunlaşır!

Eğer artık yeni bir senenin başladığına ikna olduysanız, bu sene napıcamızı size anlatmaktan gurur duyarım! Tek sorunum şu anda yeni trendlerin o kadar da içinde diilim. Yine de sizin için elimden geleni yapıcam!

 What to do in the happy new year?

– Tüylü taçlar out! Daha rakel imal etmeye başlamadan önce, sık sık türlü taç takacağımızı belirtmiştim yeni senede. Sonra rakel yaptı, biz taktık. Rakel’e, Gökçe’ye, bana bi bakın yandaki resimde =) Tüylü taç yok diye, süslü olmicaz diye bir kaide yok. Topuklu çizmelere ve kışlık herşeye geri dönücemiz için çok mutlu ve hevesliyim!!

– Geçen sene bu sene için yapıcaz dediğim ve en çok sözünü tuttuğum konu çarşamba MOJO’ları. Yoel sağolsun, beni yalnız bırakmadı, hatta yalnız bırakmak ne demek, ısrar etti, baskı yaptı, canımı çektirdi, heveslendirdi. Her hafta ne yaptı ne etti beni oraya götürttürdü! Yoel bu sene de senden ve kendimden aynı performansı bekliyorum. Ve diğerleri, bu sene hepinizi daha canlı bir mojo için bekliyorum.

– Aşk-ı memnu bitti. Ne yazık ki… Firdevs Anne’den öğrendiğimizi öğrenmiş olmak durumundayız. Neyse artık perşembeleri topluca “Fatma Gül’ün Suçu Ne?” izlemek üzere Ayşegül’e gidiyoruz. Bu sene basil wrap ve kabaklı pestolu makarnadan farklı çeşit yemek söyleyebiliriz/yapabiliriz artık. Kahve falı zamanı, dizi sonrası yorum-eleştiri-tartışma saatini bu sene de yapıyoruz.

– Cuma ve Cumartesi akşamları, soğuyan, soğuyacak havalara rağmen bu senede asmalının çeşitli yerlerinde boy göstereceğiz! Çok yorgunum, çok üşeniyorum yok. Zaman çabuk geçiyor, daha da yorgun olup, daha da çok üşeneceğimiz günler her sene artacak!!

– Nuteras’ın sonbaharla birlikte yerini Nupera’ya bırakacağı günlerde, Tarık’ı ziyarete Moreish’e gidicez! Çok eğlenicez, çok içicez, çok çok çok çok dansedicez!

– Bir diğer sonbahar sezonu vazgeçilmezi Kanyon’da pazar gecesi sinema kuşağı…  Hava sıcaklığının düşmesi ile birlikte, pazar akşamları kanyon’da sinema olayına giriyoruz. Sanırım daha sinema sektörü yeni yıla girmedi sanırım ama, o da birkaç haftaya olur diye umuyorum.

– “Tamam yeter kanyon, piyasaya da doyduk, sinema seyrine de.. Biz çok gülmek-saçmalamak istiyoruz, zaten dün de içmedik ki…” dediğimiz pazar günleri önce Margot’yu- Berry’yi arıyoruz. Sonra diğerlerini ve pazar öğleden sonra balıkçı, rakı-balık olayına giriyoruz. (ben herkes rakı içerken bira içicem sanırım, sevmiorum çünkü rakı) Akşama kadar içip sarhoş oluyoruz. Akşam evimize dönüp uyuyoruz. Pazartesi sabahı, işimize dinç uyanıyoruz ve yeni güzel bir haftaya merhaba diyoruz! Margo’yu, beri’yi tanımıyorum nası gidicez ki balıkçıya hep beraber diyorsanız, evet tamam kimse onların yerini tutamaz ama zaten onların da balıkçıya gitmek gibi bi istekleri yok ki. Siz de kendinize herhangi iki kurban sevgili seçip, onları balıkçı arkadaşları yapabilirsiniz. Biraz saçmalama potansiyeli yüksek birini seçmeye gayret edin derim yine de.

– yok eğer “dün çok içtik” dediğiniz bir pazar sabahındaysanız, buyrun gelin kahvaltıya gidelim. Bebek’e, Hisar’a, uni yıllarımıza geri dönmeye Garipçe’ye…Oturalım, yiyelim, sonra biraz daha otururuz, biraz çay içeriz.. sonra da artık balıkçıya diil, kanyona gideriz akşam…

 What to do in the happy new year?

– En az 2 kere dağa gidicez! Edirne’ye ciğer yemeye, tekirdağ’a köfte, bursa’ya yoğurtlu patates yemeye gidicez! Bu sene, cumartesileri de çalıştığım işim sebebiyle tatil konusunda geçen seneki performansımı göstererek her çağrıldığım yere gidemeyecek olsam da, bu küçük gezilere kesin katılacağım! Nitekim bu yaz 1 kere Antalya, 4 kere Çeşme ve 1 kere de İzmir’e gitmeyi başardım.

– Tabii ki en kısa zamanda yeni yıla merhaba çekilişi ve yeni yıla merhaba yemeği yiyoruz! Bunun ayrıntılarını yemeyi yedikten sonra anlatacam, programa dahil olmayan okuyucularıma. Dahil olanlara ise konu ile ilgili mail gelecek! Şimdi eğer istanbul’daysanız, yukarıdaki programlardan biriyle yeni yıla başlayabilirsiniz..

Herkese çok çok mutlu seneler, öpüyorum hepinizi!
Happy new sandru in happy new 5771!

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?