Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam

Herkese Hello,

Komik bir şeyler okumak isteyenlerden özür dilerim, bugün de duyarlı bir yazı gelecek!

Evet, evet biliyorum, bu blog pek duyarlılığın platformu değil ama böyle denk geldi 2 gün arka arkaya işte! “Komik bir şeyler için ilham gelmiyor mu hiç?” diyecek olursanız, gelmez mi? Ama ona ayıp, öbürü bozulur, beriki kızar derken yazamıyorum. Yoksa geçen gün kahkahalarımdan Eran uyanacak da kızacak diye, konuyu kapadığım mesajlaşmalar oldu. Ohoooo neler kaçırıyorsunuz… Size ancak duyarlı, sıkıcı kısımlar…

Şimciiik, 2.5 – 3 sene öncesine kadar güzel bir şeyi ucuza alınca  “wowz, enfes fiyata, nefis bir şey aldım! Aferim (kendine olunca aferiN yerine aferiM oluyor bu arada bende)” diye sevinirdim. Akılı başında, eğitimli, iyi kalpli biri olduğumu düşünen bir insan olmama karşın; hep “lan modası geçiyor, buna eşek gibi para vereceğime, ucuzunu alırım, 1-2 sezon giyerim, sonra atar/verir, ne modaysa yenisini alırım!” savını savunurdum. Cidden, arkasıda nelerin döndüğünü bilmiyordum. Tabii ki dayanamayıp haddinden fazla para ödediğimi düşünerek aldığım şeyler de oluyordu ama mantalite ucuza güzel bir şey bulursan sevin ve al!’dı… (Geçmiş zaman konuşuyorum ama alışveriş alışkanlıklarım henüz değişmiş değil!)-

Livia Firth & Eco Age

İnanmazsınız, sonra bir Vogue UK sayesinde Colin Firth’ün eşi Livia Firth ile tanıştım. Tanıştım dediysem, literally tanışmadım yani, varlığını öğrendim kadının. Ardından, 2014 Nisan’dı sanıyorum, arkadaşımın kuzeninin (Aydan Ölçer) Vogue Türkiye için yaptığı röportajı okudum. Livia Firth 2009’da dünyadaki yoksullukla mücadele eden yardım kuruluşu Oxfam ile Bangladeş’e gidiyor ve burada bir konfeksiyon fabrikasını ziyaret ediyor. Kıyafetlerimizi hazırlayan kadınlarla tanışınca ve çalışma koşullarını görünce sarsılıyor.  Fabrikanın kapısında silahlı güvenlik görevlileri bekliyor, içeride ise havalandırma veya yangın çıkışı yok. Kadınlar, parmaklıklı pencerelerin arkasında, günde sadece iki tuvalet molasıyla yaklaşık 100 parça kıyafet üretiyor. Modern hayatta kölelik bu olmalı diye düşünüyor  Ve bu konuda bir şeyler yapmaya karar veriyor. Ve Eco-age’i kuruyor. Eco-age markalara sürdürülebilir çözümler hakkında danışmanlık veriyor. (http://eco-age.com/)

Bu hikaye upuzun. Ama özetle 1.ucuz üretim yapan yerlerdeki çalışanların korkunç koşullar için bir şeyler yapmak. Siz ne kadar ucuza alırsanız, onlar o kadar ucuza üretiyor, öyle düşünün. 2. Sonsuz olmayan doğal kaynaklara verdiği büyük zarar yüzünden tüketim çılgınlığına “dur” demek. Bir jean pantalonun üretiminde 11 ila 21 bin ton su kullanılıyor. Livia Firth’ün röportajlarının alt metinlerinde benim duyduğum, tekstil işçilerinin içler acısı koşullarının, doğal kaynakların tüketilmesine nazaran biraz daha öncelikli olduğu.

Neyse, kendisi birbiriyle kombinlenebilen, modası geçmeyen kıyafetler al, 30 kere giymeyeceksen de alma diyor. Seneye vurduğunda 365 günde, 12 adet outfitin olması demek. Kış sezonu için, kabaca 6 adet outfit! Tabii ki 1 kıyafeti 1 seneden daha uzun giyebilirsin ve bu sayı biraz artar ama yine de “minimalist yaşam” olarak nitelendirilebilir.

Dave Bruno & 100 Things Challenge

Eş zamanlı olarak, Dave Bruno’nun ‘100 things challenge’ını öğrendim. 100 things challenge, zorlu çalışan işçilere destek vermekten ziyade daha çok kişisel mutluluk için ortaya çıkmış bir olay. Dave Bruno 2008 yılının sonundan 2009 yılının sonuna kadar, minimalist yaşam adına; neredeyse tüm eşyalarını atıyor ve seçtiği 100 eşya ile hayatını sürdürüyor ve kişisel mutluğunu sağlamak için tüketim çılgınlığına “dur” diyor. (http://davidmichaelbruno.com/)

-100’e her şey dahil yalnız simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam 1, tabak, 1 bıçak, 1 çatal, 1 kaşık hooop oldu sana 4! Ulan dünyanın en dandik yemek takımı 24 parçadan başlıyor yav simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam diş macunu, sabun, 1 bardak, 10 don koy, 2 sütyen, her güne 1 taneden 7 tshirt, 26’dayım! İçine araba, koltuk, tv falan da koyuyorsun.  Kurtarmaz ablam… Şahsen başa çıkmamın imkanı yok! Benim minimalist yaşamım için en az 1000 eşya şart :)-

Neyse sonrasında bu ‘challenge’ yayılıyor ve farklı insanlar da kendilerine göre şekillendirerek 1 sene boyunca sınırlı sayıda eşya ile minimal bir yaşam sürüyorlar. Benim anladığım burada amaç özgürleşmek, parayı ve zamanı eşya almaya harcamak yerine, daha değerli bir yaşama harcamak, eşyadan ziyade deneyime önem vermek… Yani koltuk almak yerine, 1 hafta Bodrum’a git diyor bu abimiz. – O kısmı çok mantıksız değil de, tabii koltuksuz olmayacağı için hem koltuk, hem tatil şart :)) hiç anlamamışım ben olayı meğer- Her neyse bu trend için bağımlılık yapar diyorlar…

Selma Hekim & Almadım

Livia Firth ve Dave Bruno‘dan sonra, son olarak dün akşam Selma Hekim’le tanıştım -tedx videosu üzerinden-… Bu ablamız da ana hedef olarak tüketim çılgınlığına karşı durmak için 1 sene boyunca hiç bir şey almadan yaşamaya çalışıyor.  Diş macununu az az kullanmaya başlıyor, deodorant yerine kristal taş kullanıyor falan. Ve bir seneyi, sadece 1 tanesi keyfi olan, 4 yeni eşya alarak tamamlıyor. (http://almadim.blogspot.com.tr/)

2 senedir duyduğum şeylerden sonra çok çok orijinal bir fikir gibi gelmiş olmasa da, “Salt bilinçli bir insan olacağıma, ben de bir şeyler yapayım nan!” dedirten damla oldu!

Sandru Sytle

  • Doğal kaynakların hoyratça tüketimini minimuma indirmek için tüketim çılgınlığına “dur” de!
  • Sorumlu bir birey ol ve bir nevi modern kölelik olarak değerlendirilebilecek şekilde işçilerin çalışmasına “dur” de!
  • Minimalist bir yaşam ile kendini özgürleştir ve eşyadan çok deneyime önem ver, daha mutlu bir insan ol!

minimalist yaşam 213x300 Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşamİtiraf edeyim, Livia Firth, Dave Bruno veya Selma Hekim‘den her hangi birisinin yaptığını yapmak benim için çok zor!

Bir kere aldığımı 30 kere giyip giymediğimi saymak, 30 kere giymekten daha zor bence simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam 100 şeyle zaten yaşayamam onu direkt geçiyorum. Almama konusuna gelince zamanı ve kapsamı biraz simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam daraltım.

2.5 ay (ağustos sonuna kadar), giyim ve makyaj eşyası (iç çamaşırı, neyseki daha yeni almıştım mayo, beni zorlayacak çünkü azıcık parmak aram var ama ayakkabı, giysi ve makyaj eşyası) alanında hiç bir şey almamaya karar verdim! -Belki ceylan ve dani’nin düğünü için bir elbise alırım. Onu şimdiden söylüyorum.- “Salak mısın, çok kolay!” demeyin, emin değilim simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam Başarısız olup, amaaaeeen olmuyor, toptan bırakayım bu işi dememek için kendime 2.5 ay gibi kısacık bir hedef koydum. Bu süre zarfında yasaklı bir şey alırsam alta comment olarak yazacağım. Başarılı olursam, hem süreyi, hem de kapsamı yavaş yavaş genişleteceğim. Devamında da alışverişlerimi Livia Firth’ün yolundan giderek, basicler üzerinden yapabilirim… Söylerim size de az eşyayla mutlu mu olunuyor mutsuz mu diye simple smile Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam

2.5 ay kolay geçer de, önümüzdeki sezonlarda beni biraz demode (ya da en iyi ihtimalle minimal) görürseniz yargılamayın lütfen.

Hem Bireysel Hem Sosyal Sorumlu Sandru

 

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

One thought on “Tüketim Çılgınlığı Vs. Minimalist Yaşam

Sen ne diyosun bu işe?