“Cinsellik Sadece İki Çıplak Bedenin Bir Yatak Odasında Yaptığı Şey Değildir…” – Rayka Kumru Röportajı

 

 Cinsellik Sadece İki Çıplak Bedenin Bir Yatak Odasında Yaptığı Şey Değildir…    Rayka Kumru RöportajıPeki nedir?

 Seks hakkında yazılan, çizilen her şey bu zamanda çok satıyor. Bu yazı da seks hakkında hem de kesinlikle çok satanlardan daha çok satmayı hakkeden.

Bu işi en iyi bilenlerden biriyle, Rayka Kumru ile cinsellik hakkında müthiş bir röportaj yaptım!  Rayka Kumru, sosyal-seksolog… Varmış başka daha ama Türkiyede benim tanıdığım, duyduğum tek seksolog! Bu işi okumuş, üzerinde çalışan, çok çalışan, biraz da idealist biri…

 Kanadadaki The University of British Columbiada Sosyoloji ve Cinsellik Bilimleri lisans eğitimi üzerine, Avustralyada Curtin University Halk Sağlığı Bölümü’nde Seksoloji Yüksek Lisansı’nı tamamlamış. Tezini Türkiyede 18-24 yaş arası gençlerin korunma yöntemleri hakkındaki tutum ve deneyimleri üzerine yazmış. Aileler ve gençlere cinsellik, sağlıklı ilişkiler, cinsel istismar ve benzeri konularda eğitim veriyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesinde ve İstanbul Kültür Üniersitesinde ders veriyor. Avrupa Seksoloji Federasyonu Genç Komitesi üyesi ve araştırmacısı, Dünya Cinsel Sağlık Derneği Ortadoğu Cinsel Sağlık Komitesi ve Avustralya Seksologlar Derneği üyesi…

 Rayka toplum için oldukça faydalı, bir o kadar da zor bir iş yapıyor. Özellikle cinselliğin bu kadar hassas, cinsel istismarın sık yaşandığı ülkemizde. Ama ben onla bunları konuşmak istemedim! Kızlarla konuştuğumuz, merak ettiğimiz veya merak edildiğini duyduğum ne varsa bir bilene sorayım dedim!

 Zirveden başlayayım sorularıma. Bir dizide çiftlerin orgazm olabilmesi için bir liste verildiğini izlemiştim. Var mı orgazm olamayanlar için bir liste?

Çift terapilerinde ve cinsel terapilerde ev ödevleri denilen bir olgu var. Çiftlere veya bazen bireye – birey tek başına da gidebilir. – bir cinsel problem veya disfonksiyonla ilgili- belli başlı ev ödevleri veriliyor. Sadece orgazmla değil, erken boşalmayla, ereksiyon problemi, vajinismus ya da diğer disfonksiyon şikayetleri ile gelen biri de için uygulanabilir.

Ancak ev ödevleri yalnız yapılan şeyler değildir. Burada bir cinsel terapi süreci de olmalıdır.  Çünkü bu disfonksiyon; fizyolojik, psikolojik, doğuştan, partnere veya çevresel faktörlere bağlı olabiliyor.  Örneğin stres, kolesterol, depresyon, şeker hastalığı bunlardan bazıları…

Dolayısı ile yayınlayacağımız ve insanların cinsel hayatlarını olumlu hale getirebilecek tek bir liste yok. Bu listeler, terapi ile birlikte bir terapistin gözetiminde yapıldığı zaman iyi cevap veren listeler.  Tabii eğer sorun pür fizyolojikse, bir terapi süreci gerekmiyor.  Tedavi yeterli oluyor.

Peki orgazm olan birinin daha iyi orgazm için bir liste var mı?

Kime göre daha iyi?

Bana ve partnerime göre…

Bunun da bir listesi yok. Maalesef…

Böyle bir tüyo yok mu? Hep okuduğumuz gibi… Daha iyi bir orgazm için 8 yol gibi…

Ben onların çoğuna hiç inanmıyorum.

Sadece, şu şekilde işe yarayacak, daha genel tüyolar olabilir.

Örneğin,  ön sevişme denilen ve aslında sevişmenin bir parçası olan sürecin de yaşanması gerektiğini söyleyen bir madde. Zira hem kadın, hem erkek için vücut ne kadar uyarılırsa, fizyolojik ve psikolojik deneyim o kadar yükseliyor.

Ancak bunlardan farklı olarak detaylı tüyolar vermek zor. Çünkü bu işi etkileyen bir çok faktör var. Partnerine güveniyor musun, gıcık mı oluyorsun, yakın bir zamanda bir sürtüşme yaşadın mı, işin çok mu stresli, kayınvalidenden mi rahatsız oluyorsun gibi…

Söylemek istediğim; cinsellik sadece iki çıplak bedenin bir yatak odasında yaptığı şey değil,  bir sürü farklı faktöre bağlı. 

Bu cevap insanların hoşuna gitmiyor, çünkü hap bilgi seviyoruz biz. 25 dk ön sevişme, 3 dk oral seks… Bunu yazsa biri ve dese ki bu harika bir cinsel hayatın tarifi o zaman süper olurdu ama böyle bir şey yok.

Partnerinle sürtüşme demişken sen, make-up sex diye bir şey var mı? Biyolojik de bir etkisi var mı, hormonlar vs. ile ilgili? Yoksa tamamen plasebo mu bu?

Evet dediğin gibi, bir plasebo etkisi olabilir. “Make-up sex diye bir şey var ve çok iyi ”ye alıştırılıyoruz sürekli.

Ama bunun dışında da bir şeyler var… İki insanın sürekli böyle kavga ettiğini ve tartıştığını da düşün. Bunu bir sapan gibi hayal et. İki taraf geriliyor geriliyor ve sevişme olduğu zaman, özellikle orgazm olduğunda o sapan serbest bırakılıyor. Ne kadar gerilirse, o kadar kuvvetli bırakılıyor. Yani kesinlikle fizyolojik bir kısmı da var. Kavgaların sıklığına, kuvvetine bağlı…

Tabii kavga etmek sağlıklı bir cinsel yaşantının şartı değil. En önemlisi, kavgalı veya değil, bunun kişilerin onayı doğrultusunda gerçekleşiyor olması.

Screen Shot 2016 11 10 at 10.44.19 Cinsellik Sadece İki Çıplak Bedenin Bir Yatak Odasında Yaptığı Şey Değildir…    Rayka Kumru RöportajıEvlilik sadece aşkı değil, seksi de monotonlaştırıyor. Aynı adamla, aşağı yukarı aynı sıklıkta sevişip duruyorsun. Seks hayatımızı zinde tutmak için, ara sıra kavga edip, make-up seks yapmaktan başka neler yapalım?

Asıl alanım çiftlerle çalışmak değil, önce bunu belirteyim. Çiftlerle çalışan bir terapist benden daha iyi yanıt verecektir ama benim perspektifime göre, seksin evlilikle monotonlaşması çok normal.

Bir insanla tanışıyoruz o insanla tanıştığımız zamanki heyecanın bundan 20 yıl sonra da devam edeceğinin garantisini isteyerek o insanla devam ediyoruz.  Aslına baktığın zaman manyakça bir şey. Bu kimse evlenmesin demek değil, beklenti boyutu sanırım gerçekçi olmayan kısmı.

 Sen evli misin?

Evli değilim, evlilğe karşı da değilim kesinlikle. Evlensem bile, bu çılgınca olduğunu değiştirmeyecek sanırım.

Ben evliyim, bence de manyakça!

Evlilik psikolojik, maddi, ruhsal bir yatırım.. Çok uzun vadeli bir yatırım.

Bir erkeğin cinsel “prime”ının, 18-20’li yaşlarında, ergenlik sonrası olduğunu, kadınların da aslında 30’lu ve 40lı yaşlarda, o sosyal baskıyı üzerlerinden atıp, rahatlamaya başlayıp “primeı”nı yaşadığını düşünmek, kabullenebilmek lazım.  Sağlıklı bir cinselliğe giden yol; bunun yanı sıra, işin içine hayat stresi, iş, çocuk, kendi ebeveynlerinin yaşlanıp onlara bakma yükümlülüğü, ülke koşulları vs. katıldığı zaman, iki insanın değiştiğini göz önünde bulundurarak bir beklenti yaratarak oluyor.

Beklentini düşür, mutlu ol gibi mi?

Düşürmek değil… Sadece beklentini değiştir. Biri birinden daha düşük olmak zorunda değil ama algı böyle…  Prime gençliktir, yaşlanınca kötüye gider. Tamam bir çok şey gençken daha kolay ilerler, sorumluluk  daha az, vücut bir şeylere daha yatkın, ereksiyon  daha kısa sürede gerçekleşiyor, bunları kesinlikle göz ardı edemeyiz.

Her yaşın getirdiği güzellikleri ve limitasyonları göz önünde bulundurarak hareket etmek lazım.  20 yaşındaki enerjinle şimdi ki enerjin aynı değil…

 Kesinlikle değil…

Üniversitedeyken ki gece çıkmalar, koşuşturmalar bir tık daha yavaşlamış durumda. Dolayısıyla bu sadece gündelik hayata değil, cinselliğe de yansıyor.

Beden tanıma önemli… Mesela kadınlarla yaptığım çalışmalarda hep şu yorumu alıyorum. “Evlendiğimde hiç bir şey bilmiyordum, artık biliyorum ve bana yetmiyor…”

Partner de 25’inde bu kadının vücudu neyse 50’sinde de böyle olacak gibi bir algı varsa bu da bir problem.  İster dokunmak, ister ön sevişme ister oral seks, ister cinsel ilişkiden bahsedelim…  Yaş ilerledikçe; vücudun belli noktalarındaki hassasiyet de azalıp, çoğalabiliyor. Dolayısı ile 35 yaşındayken partnerine belli bir hızda, belli bir yoğunlukta dokunuyordun ve çok iyiydi. Ama şu an artık hassasiyeti değiştiği için onu irite etmeye başlayabilir. Daha hassas veya daha farklı bir dokunuş gerekiyor.

Bunlar göz önünde bulundurulduğu zaman cinsellik sürekli bir yeniden keşif…. Partner aynı partner, hatta yaşı ilerleyen bir partner ama sürekli bir şeyler değişiyor. Bunu yakalamak önemli…

Aynı partner demişken… Cinsel olarak tek eşliliğe uygun muyuz?

Çok güzel bir konuya değindin… Uygun olduğunu düşünenler uygun olur, olmadığını düşünenler uygun olmaz..

Biz hep evrimsel teorinin işimize gelen kısımlarını alıyoruz, işimize gelmeyen kısımlarını dışta bırakıyoruz. İşimize gelen kısımlar nedir? İnsanlar tek eşli değil çok eşlidir, özgürce sevişmeliyim… Ama evrimsel teoriyi kabul edecek olursak, bugün bizim mağara adamlarından hoşlanmamız gerekirdi. Öyle değil, işin temeli önemli. Sosyal statü kavramı çok fazla değişti, insan grupları iç içe geçti. Bu şartlarda tek eşli olmak istiyorsa insan, olur…

İstiyorsa kesin olur. Ama bir başka insanı canı çeker mi? Hayal eder mi? Bu normal midir?

Daha spesifik bir soru bu. Tek eşli olmakla , başka insanların fantezisini kurmak, arzulamak, beğenmek birbirlerinden farklı şeyler. Bu benim kişisel fikrim. Bir çok farklı bilim insanı bunu farklı şekillerde ele alacaktır.

Bence bir noktadan sonra, partnerden başka kişiyi hoşbulmak, arzulamak, rüyada görmek çok rastlanan şeyler.

Norm içerisinde, normal yani… Bunu yaşıyorsan, partnerini beğenmiyor muyum, onu sevmiyor muyum  gibi konularla çok alakası olduğunu düşünmüyorum.

Peki kişinin iyi bir seks hayatının olmaması ayrılma sebebi olmalı mıdır?

Burada önemli olan, kişi için seksin ne kadar önemli olduğu. Bir kişi için ilişki 10 ana başlıktan oluşuyordur; bana güven versin, maddi olarak desteklesin, ailemle iyi anlaşsın, iyi bir baba olsun gibi… Bir diğer kişi için iki ana başlıktan oluşuyordur. O, ilişkiyi güven ve seks olarak tanımlıyordur. Seks konusunda beklentileri karşılanmıyorsa, ikinci kişi için ilişkinin yürüme ihtimali çok daha düşüktür.

 Seks benim için ilişkide çok önemli değil. demek kabul edilebilir yani?

Bence kesinlikle kabul edilebilir bir şey…

Maslowun piramidindeki en alt basamaklarından, temel ihtiyaçlardan biri değil mi seks? Yemek gibi, tuvalete gitme gibi?

Evet, en temel ihtiyaçlarımızdan bir tanesi…  Ama şöyle düşün, karnını her gün sade bir makarna yiyerek de doyurabilirsin, gurme yemeklerle de… Herkesin buradaki tercihi farklı oluyor. Çok göreceli bir kavram. Burada önemli olan, o çift için cinselliğin ne anlama geldiği…  Mesela bana en sık gelen sorulardan bir tanesi, haftada kaç sevişmek normal?  Eminim ki terapist ve eğitimcilere en sık gelen sorulardan bir tanesi de bu…

 Cevabı ne bu sorunun? Haftada kaç sevişmek normal?

Önemli olan, ne kadar sıklıkta sevişmenin çifti memnun ettiği. Örneğin çok yoğunlar ve haftada bir sevişiyorlar, bu durumdan memnunlar ve ilişkilerinde problem yok. Dışarıdan bir göz olarak, benim gelip buna haftada bir çok az, ortalamanın altında demek o çifti çok daha farklı bir yere zorlamak demek.

Ben zaten kadın dergilerinin bir çoğunda yazan cinsellik bilgilerinin yarardan çok zarar verdiğini bu yüzden düşünüyorum. “Haftada en az şu kadar sevişmiyorsan başka biriyle birlikte oluyor olabilir.” ?!??!!! Hayır böyle bir şey olmak zorunda değil… Adam yoğundur, kadın yoğundur, çocuk doğmuştur… Bir çok faktör var bunu etkileyecek. Önemli olan çift tarafın da bu durumdan memnun olması.

Ancak çiftlerden birine yeten diğerine yetmiyorsa ve kendini sürekli olarak reddedilmiş hissediyorsa o zaman problemler başlıyor.

Sayısal olarak konuşmak gerekirse nedir peki ortalama?

Amerika ve Avrupa ülkelerinde ortalama yılda 100 civarı diyordu bir araştırma… (Haftada 1.9 ediyor.) Ancak genelleme yapmak güç çünkü burada yaş grubu da önemli Ayrıca bu sayılar dönemsel olarak )doğal afetlerden sonra ya da refahın yüksek olduğu zamanlar) inişler ve çıkışlar gösterebiliyor.

Yatakta partnerin yapmasından çok hoşlanılan ya da hiç hoşlanılmayan şeyi konuşmanın doğru şekli, zamanı ve yeri neresidir?  O sırada mı yoksa akşam yemekte mi mesela?

Cinsellik çok hassas bir konu, sevişirken daha da hassas bir konu. Bunu kaldırabilecek ve kaldıramayacak partnerler var. Ortada olumsuz bir şey varsa, o anda usulca bunu göstermek ve sonrasında sakince söylemek gerek belki de… O anda verilecek aşırı tepki, partnerler arasındaki gidişatı da etkileyebiliyor.

Bunun da ideal bir yöntemi yok. Çifte bağlı. Kimi çift yatakta seviştikten sonra konuşunca bunu iyi alıyor. Kimi alakasız bir noktada dile getiriyor. Ama ne olursa olsun en önemlisi konuşmak.  Konuşmayınca, tepki artar….

Bazen kişiler bundan alınıyor, ben iyi değilim de mi böyle bir yönlendirmeye gerek oluyor diye. Ama böyle bir hassasiyete gerek yok. Kadın cinsel organının verdiği tepkimelerle, erkek cinsel organının verdiği tepkimeler çok farklı birbirinden. Bir erkek mastürbasyon yapıyor gibi bir kadına dokunursa, o kadında büyük ihtimalle çok fazla bir etkileşim olmayacaktır. Bu tip bilgiler önemli. Ayrıca, her kişinin her dokunuşa vereceği tepki, zevkler ve istekler de farklı.  Farklı insanların hoşlarına farklı şeyler gidiyor.

Erkekler cinsellik konusunda kadınlara nazaran çok daha hassas olabiliyorlar. İlk defa biriyle oluyor ve boşalmıyor ya da erekte olamıyor.

Sözünü kesiyorum ama bu çok normal… İlk defa birlikte olmanın heyecanı ile kişinin normal ereksiyon veya boşalma standardından deviye etmesi anormal değil.

Anladım… Yine de böyle bir şey olduğunda erkek korkunç bir şey olmuş gibi yorumluyor ve ilişkinin tümünü etkileyebiliyor. Böyle bir durumda bir kadının nasıl davranması lazım?

Hem kadınlar hem erkekler için; kişiyi utandıracak veya hoşuna gitmeyecek bir şey olduğu zaman bunu suçlayıcı şekilde ele alan da çok insan var. “Neden kalkmıyor?” diye kızıyor. Çünkü partner da kendi ile alakalı olduğunu düşünüyor.

Böyle şeyler olabilir… Belli bir süreyi aşmadığı sürece, örneğin 6 ay boyunca sürekli tekrarlanmadığı sürece bir sıkıntı yok. Bu zaten terapistlerin de önemseyeceği bir zaman. Bir organ sonuçta bu.  Ben her şeyi cinsel eğitime çekiyorum yine. Kimse bize insan vücudundan, cinsel fonksiyondan, bir penis erekte olduğunda içeride neler olduğundan bahsetmiyor. Biz de ne beklememiz gerektiğini bilmiyoruz.

Bir kadın neden orgazm olmaz?

Nasıl uyarılacağını bilmemekten, bedenini tanımamaktan olabilir. Hiç orgazm olmamış kadınların büyük bir bölümü terapi ve belli egzersizlerle bu durumun üstesinden gelebiliyor. Bazı durumlarda fizyolojik bir problem veya ciddi bir travma olabiliyor. Kadın orgazmı ile ilgili, bilimsel olarak bilgi eksikliği var… Hala orgazm olamama durumunda her vaka çözülmüş değil maalesef.

Neden bazı kadınlar mastürbasyon yaparken orgazm olup, cinsel ilişkide orgazm olmuyor?

Kendine dokunduğun zaman hassasiyetlerini çok iyi ayarlayabiliyorsun. Partnerle birlikte ve cinsel birleşmede orgazm olamama çok sık rastlanan bir durum. Çünkü kadınların bir çoğu klitoral bir uyarılmaya ihtiyaç duyuyor. Cinsel birleşme sırasında klitoral bir uyarılmayı es geçip, birleşme gerçekleşince orgazm olacağını beklediği için orgazm olamıyor olabilir.

Ya da partnerle iletişimsizlikten kaynaklanıyor olabilir. Partnerinin dokunuşu ona iyi gelmiyorsa ve bunu söyleyemiyorsa… Ayrıca, güven sorunu, kendini bırakabilme, cinsel ilişki kavramı ile ilgili farklı bir takım sorunları, olumsuz düşünceleri olabilir. Beden ve partnerle ilgili olumlu düşünceler cinsellik deneyimini çok daha iyi bir noktaya götürür.

Vajinal orgazm, klitoral orgazm nedir? Makbul olanı var mıdır?

Freud’un dediğine göre vajinal orgazm asıl orgazmdır. Klitoral orgazm ise ergenlikte kalmış, yetişkinliğini tamamlayamamış kadınların olduğu orgazm…  Artık biliyoruz ki böyle bir şey yok (hala olduğunu savunanlar olsa da), meme ucundan orgazm olan kadın da var.  Sadece oral seksle ya da sadece belli pozisyonlarda orgazm olan kadın da var…

 En son verilere göre kadınların %70i cinsel birleşme süresinde orgazm olmuyor.

Olanların da bir çoğunun, partnerin bir yere sürtünmesi, spesifik pozisyonlarda belli noktaların uyarılması ile orgazm olduğunu biliyoruz. Bize sex & the city’nin gösterdiği erkek kadının içine girer, kadın da beş kere arka arkaya orgazm olur, çok seyrek görülen bir durum.

Vajinal orgazm yok mu yani?

Klitorisi biz eskiden, dışarıdan gözüken kısmı olarak biliyorduk. Artık  vücudun iç kısmında, vajinal kanalın etrafında, yana doğru iki kanadı olduğunu da biliyoruz. Şimdi bir grup, vajinal orgazmın da klitorisin içerideki kanatlarına yapılan baskıdan olduğunu savunmaya başladı.

İşin açıkçası bu beni çok ilgilendirmiyor. Bir kişi orgazm olsun, nasıl olursa olsun çok önemli değil bence. Buna takıldığımız zaman problem oluşmaya başlıyor.

Peki G noktası? Var mı?

Var, şöyle var… Kulak memesi gibi düşünelim. Herkesin kulak memesi var. Ama biri kulak memesine dokunulmasından çok hoşlanabilir, başka biri hiç hoşlanmayabilir. G noktası böyle bir nokta. Yatar pozisyonda, orta parmağını vajinadan içeri doğru bastırdığında taban kısmındaki hafif süngerimsi yapıya bastırdığında, bir noktada sinirler birikiyor. Bu bazı insanlarda uyarıldığı zaman çok sansasyonel bir hisse neden oluyor ama bazı insanlarda da olmuyor. Ama kadınları “G noktası işe yarayan kadınlar” ve “G noktası işe yaramayan kadınlar” şeklinde ikiye ayıramayız. Zira her kadın başka bir yerden uyarılıyor olabilir.

Buradaki problem şu; bazı kadın dergileri hatta kitaplar, G noktanızı bulmanın yollarını sunuyor, direktiflerini veriyor. Böyle olduğunda orgazmı sadece belli bir noktanın etrafına yaymış oluyoruz. Başka  uyarılmayı deneyimleyebileceğin bir sürü nokta var vücudunda.

Orgazm spesifik bir organ veya bölgede yaşanan bir şey değil. Tüm vücudun deneyimlediği bir şey. Beyin istemiyorsa, sabaha kadar g noktanı, klitorisini uyar hiç bir işe yaramayacak.

Aynı partnerle farklı şeyleri denemek yerine çok partnerle olursam kendimi daha iyi tanırım, neden hoşlandığımı daha iyi anlarım diye bir şey var mı?

Bir insanın 14’ünde 15’inde tanıştığı bir adamla evlenip bir hayat kurması bize hiç uzak değil. 14-15te tanışmıyor da 20’sine kadar cinsel ilişkiye girmiyor.  20’sinde biriyle tanışıyor, bir iki yıl sonra evleniyor ve ömür boyu tek partnerle oluyor.. Özellikle kadınlar. Erkeklerde belki biraz daha az bu oran. Her şey beklenti ve ne istediğinle ile alakalı. Tek bir insanla oluyorsan ve o senin normun haline gelmişse ve memnun ediyorsa zaten merak etmiyorsun başka neler var diye. “Ben kendimi iyi tanıyacağım ve cinsellik benim için çok önemli, neler oluyor acaba dışarıda?” dediğin zaman da iyi giden bir ilişkiyi bırakmak her zaman kolay olmayabiliyor.

Ama tabii ki de farklı partnerle olduğun zaman, cinsellik söz konusu olduğunda her şey kendi vücudunla alakalı olmadığından, partnerle arandaki etkileşim de önemli olduğundan –kimi ten uyumu, kimi cinsel çekim, kimi şehvet diyor…- farklı partnerlerle farklı şeyler yaşanabilir.

 Tüm bu bilgiler için çok çok teşekkür ederim!

 Cinsellik Sadece İki Çıplak Bedenin Bir Yatak Odasında Yaptığı Şey Değildir…    Rayka Kumru RöportajıRaykayı karşıma alıp istediğim anda istediğimi sorabilmek gerçekten süperdi. Benim kadar şanslı değilsiniz, kabul ama Türkiyede iki doktor tarafından oluşturulan ve sonrasında Rayka Kumrunun da ekibe katıldığı, Wiki1001 Aplikasyonunu telefonunuza indirerek,  internet bağlantısına ihtiyacınız olmadan ve hiç bir şey yazmadan sadece seçim yaparak 1000i aşkın sorunun yanıtına ulaşabilirsiniz!

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?