Öhööö Öhööö!

Gençler,

Pazar sabahı, sabahın köründe ayaktayım. Ve hiç sorun diil çünkü bu günkü planım evde durmak, uyumak ve uyanmak ve uyumak ve uyanmak… çünkü hastayım!  Ardı arkası kesilmeyen öksürük krizlerimin dışında sesim de gitmişti.. Artık burnum da akmaya başladı. Hava o kadar sıcak ki, beni hasta etmiş olsa da, bunu görerek ve bilerek klimanın yanından ayrılamıyorum… Sanırım bu hatayı hayatın farklı alanlarında zaman zaman tekrarladığım oluyor (!)

 Öhööö Öhööö!Bu hastalık sayesinde gördüm ki, her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi vardır misali, herkesin kendine özel bir (kocakarı ilacı da deniyor sanırım) cadı içeceği/iksiri de varmış..Sesimi duyan herkes veya şöyle diyim, konuştuğumu gördüğü/bildiği halde sesimi duyamayan herkes bana farklı bir ilaç önerdi. Sizle dün öğrendiğim 3 yeni iyileşme sırrını paylaşmak isterim.

David’in karışımı: suyu kaynatıyorsunuz, içine biraz tarçın ve biraz bal koyup karıştırıyorsunuz. İçerken tarçınların dibe çökmemesi için her yudumdan önce karıştırmanız gerekli. Yani yapımı kolay, içimi zahmetli bir karışım..
Didem’in karışımı: İşte müşterilerle konuşan biri olarak (müşteri temsilcisi yazıcam ama çok kötü geldiği için kulağıma bu şekliyle idare edin), bir nevi ekmeğimi sesimle kazanıyorum ben. Böylece Didem (patron insan) de benle gizli karışımlarını paylaşmak durumunda kaldı. “Süt ve taze inciri (kabuklarıyla) blendera atıyorsun. Sonra ısıtıyorsun.. İğrenç bir şey oluyor o.. Onu  öyle içiyorsun”  şeklinde tarif etti.. (Didem, bu sırrı müşterilerle konuşabiliyim diye vermediğini biliyorum! İyi niyetinden şüphem yok, blogta havalı olsun diye öyle yazdım. “durumunda kaldı” falan…)
Miss Pizza Garsonunun karışımı: “Çay var mı?”, “Bal var mı?” , “Limon var mı?” gibi sorularımdan bir kısmını duyan, bir kısmını da maalesef sesim çıkmadığı için duyamayan garson, halime üzüldü ve bana kendi karışımını yapmayı önerdi. Ihlamur-limon- karabiber… Yanında da biraz bal getirdi, tadını bozabilirmiş ama boğazım yumuşasın diye…Zaten bişeye benzemiyodu tadı. Fazla da gurme olmaya gerek yok heralde, bu tarz karışımları içerken diye de düşünüp balı da koydum içine…

 Öhööö Öhööö!

Sonuç mu? Uzun bir dönemdir bu kadar çok sıvı tüketmemiştim.. Hala sesim çıkmıyor, hala öksürüyorum, artık burnum da akıyor. Sanırım bu noktada artık modern tıbba başvurmam gerekiyor… Doktor, eczane ve ilaç -gerçek ilaç- gibi şeylerden faydalanarak iyileşme yoluna gideceğim. Sadece, klima yerine yelpaze ile modernliği bir kenara bırakıp, geleneksel yöntemlerden faydalanabilirim.


Alternatif tıbba inancını yitiren Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?