I’ve got you under my skin!

Hello,

 Ive got you under my skin!Size bir haberim var! Dün akşam iş çıkışı idil’le beraber Red Cat’e gittik, ve ben dövme yaptırdım! Zaten bir süredir aklımda vardı böyle bir fikir, aradım, “şimdi gelsem yapar mısınız?” dedim ve gidip yaptırdım dövmemi. Babamın imzasını yaptırdım ki, ilerde bir gün dövmemden sıkılıp pişman olmaya kalkarsam, kendimi ayıpliyim ve dövmemi hep sevmek zorunda kaliyim. Aynı zamanda yıllar sonra trendi geçmeyecek ya da ne yazık ki zaten çoktan geçmiş bir şekil olmadığı için, “gençlik hevesi” diye düşünmeme el vermeyecek bir şey heralde. Ayrıca da kimsenin beğenmese de söyleme cesaretini bulabileceğini düşünmüyorum :))) Kim ne derse desin – veya demeye çekinip sadece düşünsün-, ben çok sevdim dövmeyi ve iyi, kötü günde- hastalıkta – sağlıkta bir ömür onla beraber yaşayacağımız için çok memnunum. Here it is:

 Ive got you under my skin!Şimdi biraz da Red Cat’i anlatiyim size. İdil- Rakel- Can- Ben gittik dövmeciye. İdil’i işten ben kaptım. Rakel canlı dövme yapılmasına tanıklık etmek istedi, Can da yanında eşantiyon. Emrah, dövmeci, Red Cat’in sahibi heralde çok tatlı ve süper komik bir insan. Ben de fena diilmişim dün dedi İdil.. Ve böylece içeriye girip Emrah’la konuşmaya başladığımız andan, dışarı çıkana kadar sürekli bir kahkaha vaziyetindeydik hepimiz. Çok güldük… Acıya gelince, Emrah birşeyler zırvaladı kendi dövme aletinin ne kadar süper olduğuna dair. ” Amerika’da bile yok bu aletten, çok aradım vs.” Dövmeyle hiç alakam olmadığından, ok dedim ama ne inandım ne inanmadım. Tamamen çekimser yani…  Başta çok korkuyodum aciyacağından.. “O kadar acısa insanlar 2.-3. dövmeyi yaptırırlar mı?” dedi Emrah beni ikna etmek için. “Hamilelik gibi heralde, dövmeyi görünce herşeyi unutuyor insan heralde” dedim, ikna olmadım. Acıdan Emrah’ın elini tutup, itip, kolumda ilkokul karalamalarına yer vermemek için, dövme yaptırmadığım elimin üzerine oturdum.- Dişçide genelde dişçinin elini tutup çekmeye çalışıp, sık sık ağzımı ciddi kesiklerle donatma ihtimalinin kıyısından döndüğüm için kendimi tanıyorum.- Emrah dövmeyi yapmaya başladığında “şu anda yapıyo musun dövmeyi?!??” dedim. Ağrı eşiği nerdeyse hiç olmayan biri olarak söyliyebilirim ki, gerçekten hiç hiç acımıyor. İğneyle değil, sanki pilot kalemle biri birşeyler yazıyormuş gibi. Dövme işini bırakıp, lazerli epilasyoncu açmasını önerdim kendisine.=)) Kabul de etti valla… Emrah’ın becerisi midir, gerçekten aletler bulunamaz muhteşem aletler mi bilmiyorum ama bir şekilde kombinasyonları süper olmuş. Gerçekten hiç acımadan bitti bu iş. Tek sorunumuz, Emrah’a sürekli gülerken, kahkaha atmaktan kolumun titremesiydi diyebilirim. Ayrıyetten çok çok hijjenikti de – İdil’in şahsen tanıdığı pek titiz bir insanmış zaten kendisi-, iğneyi sizin gözünüzün önünde hazırlıyor, her tarafı dezenfekte ediyor falan. Yapar yapmaz da ben daha dövmemi göremeden, krem sürüp gazlı bezle kapadı üstünü mikrop kapmasın diye.. Gerçekten imzayı da bire bir yapmış.. 7-8 cmlik bir imza için 100 TL verdim. Dövme piyasasına hiç hakim değilim ama en azından effordable  bir meblağ…  Bu paragrafın ana fikri şudur ki, dövme yaptırmayı düşünüyorsanız 1-korkmayın acımıyor. 2- Red Cat’i tavsiye ederim. (to reach: 212 287 45 35/ 532 292 15 10)
İyi geceler size, artık uyumam lazım, yarın erken kalkıp motorsiklet motoru sınavıma çalışacağım.
Marji Sandru  (dövme, motor falan iyice havaya girdim;))
Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?