İnce İşler…

Hello Herkeslere,

İptal etmek zorunda kaldığım bir bekarlığa veda (kızlar gittiler ama beni burada bıraktılar :)), ertelenen bir düğünün ardından , kadere kısmete inanmayan biri olarak ancak ve ancak kısmet ise yakında yeni bir eve taşınacağımızı müjdelemek isterim.

Ev işleri zor, gözümü yumsam ağzımı açsam “şikayetçi sandru” bölümüne 10’larca yazı çıkarabilirim o derece yani. İnsanları geçtim, kendi içinde de zor.

Hem çok pahalı olmasın hem de çok güzel olsun, güzel olması da yetmez fonksiyonel olsun…

  • Sırf güzel duracak diye daha küçük bir yatak alamayız, sonuçta gün geliyor kedisi, köpeği, kocası, karısı ile 4 can oluyoruz bir yatakta… Kimi zaman yer kapmak için erken yatmak gerekiyor, kimi zaman mecburi sabah iştiması…

 İnce İşler...

  • Ya da 2 kişi aynı anda uyunmayacak boydaki bir kanapeyi biz napalım. Zaten yatak odası aşağıda, yemekten sonra uykumuz gelirse ne yapacağız? Aşağıya mı ineceğiz, yok artık… – belki de 2 katlı bir ev almak başından hataydı, bilemiyorum…
  • Ya da diyelim ben üst katta mutfakta yemek yapıyorum. Kapı çaldı. İnip aşağı baksam, kapıyı açmak istemediğim biri çıksa boşuna mu aşağıya inmiş olacağım? E yukarı kata da diyafon bağlatmak şart oldu tabi, bakıcam, geleni beğenirsem aşağı inip açacağım kapıyı…
  • En zoru ‘vavien’di… Sanki ben hiç ışık açık bırakmazmışım gibi, ordan gelsem bu ışığı nasıl kapatacağım, burdan gelsem sağa fazla adım atarım derken, bir insanın bir odadan çıkıp diğer odaya gitmesi için oluşabilecek bütün nedenleri etraflıca düşündükten sonra, gerekli kombinasyonları çıkardık ve neredeyse evin her yerine aynı ışığı kapatıp açabilecek bir vavien çıkışı koyduk. Ne olur ne olmaz…
  • Vavien sortisi yine iyi, çağırıyorsun elektrikçiyi, çat çat yapıveriyor. Bedava değil sonuçta ama çok masraflı da değil. İstediğin kadar yaptırt ne kaybedersin ki… İstersen 10 tane yaptır… Vavieni siktir et de düşün ki kafamda kurduğum çeşitli senaryolardan ötürü 2 kişi yaşamaya başlayacağımız eve, çok gerekli olduğuna emin olarak -ve herkesi de buna inandırarak- 4 tuvalet yaptırdım.  Tamam kocam Eran, Melih çok iyi arkadaşımız… Ama bazen ben bile acaba fazla mı oldu diyorum…

Herkesin kendine has cinslikleri var işte. Kocanızla da anlaşıp kabul ettirebiliyorsanız “kime ne?” değil mi… Öyle olmasına, öyle de bu ev dekorasyon dergilerine bakarken, elalemin dekorasyonu üzerine kafa yormaktan geri alamıyorum kendimi. Olmuyor!

IMG 5712 İnce İşler...

 

Biraz arkadan takip ediyorum belki ama Maison Française’in Haziran sayısındaki masa fena halde içime dert olmuş durumda! Sağ sıraya oturanlar durumu felaket. Umuyorum ki misafirlere sol sırayı verirler ve ev sahipleri sağa oturur. Zira sağ sıra, yukarıdan ikinci ya çok zayıf bir kışı olmak zorunda, ya da yemeği diğerlerinden biraz arkada oturarak yiyecek. Yukarıdan 3.nün ani yapacağı bir hareket karnına saplanan odun ile soluğu hastanede yol açmasına sebep olabilir. Özellikle hamile kişiler sağ sırada yukarıdan 3. sandalyeye oturmamalı.. Ve alttan ilk sandalye…. Ne diyim bilemiyorum ki… Aç kaldı o…

“Hikmet!! Karın yanımızdayken elleme masanın altından bacaklarımı, zira masa yok! Her şey ortada! Zaten aç da kaldım… Çok söylenmeyeyim de, sinirlenip ani bir hareket etme sen, bağırsağın delinir orada alimallah!”

IMG 5708 İnce İşler...Biraz düşünceli tasarımlar, düşünceli dergi editörleri gerek. Yoksa bir saniye dalgınlığa gelsek, çok beğeniversek bu masanın tipini, fonksiyonelliği bir an için bir kenara bıraksak,  “ne var yeeea kaç kere misafir geliyor ki bu eve” desek, boşversek, kim bilir ne canlar yakacak, ne yuvalar yıkacak bu masa…

Neyse ki Nina şu ev konusunda her derde ortak olduğu gibi buna da ortak oldu da tek başıma içimi sıkmadım!

Hayattaki her sıkıntının yeni ev döşemek kadar tatlı sıkıntılar olması ve hep bu tatlı sıkıntıları paylaşacak şahane arkadaşlarımın olması dileği ile;

Pek yakında -inşallah- yeni ev’lenecek olan Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?