Her Sakallıyı Baban Sanmayacaksın…

“Her gördüğün sakallıyı baban sanma!” lafi her ne kadar altinda daha derin anlamlar barindiran bir deyim gibi gozukse de bence tam olarak soylemek istedigi seyi ifade ediyor. Yani  her sakallıyı baban sanmadan suratının diğer detaylarına da bakmak gerekli.

Bu lafin ortaya cikma sebebi de Serim -isten yeni ayrilmis is arkadasi- gibi kucukken atari salonunda adamin tekini babasi sanarak birlikte oyun oynamaya baslayan ve 1 saat boyunca bunu farkedemeyerek oyuna devam eden sapsal kişilikler.

Samimiyetle itiraf etmek isterim ki onlardan biri de bendim. Goz hizzamin yetiskinlerin gobegine geldigi donemlerde supermarkette arka arkaya bircok gobekliyi babam sanarak, kafami gobeklerine yaslayip yurumeye baslamisligim vardir. Ve bu sekilde yurumeye devam etmisligim de.. (Tecrubelerime dayanarak soyluyorum ki gobekli amcalar da kendilerine sarilan bu kucuk kizi hic yadirgamazlar ve sapsalliklarina sessizce gulumseyerek eslik ederler. Bir yandan da kafanizi oksarlar ve siz gobeklinin babaniz olmadigina dair hic bir suphe duymazsiniz ve yurumeye devam edersiniz.)

Ve maalesef bazi seyler asla degismez… Artik 4 degil, 27 yasinda olsaniz bile… Goz hizzaniz diger yetiskinlerin suratlarina denk dusuyor olsa bile…

Bu gun Babylon Aya Yorgi’de ben arkada sevgili sevgilim bir kac metre onde yuzerken, ben “deniz, gunes, yaz, ohh” diye dusunurken, dalginlikla arkadan hic tanimadigim bir adamin omuzlarina sariliverdim.

 Her Sakallıyı Baban Sanmayacaksın...

Neyse ki bu adam gobekli amcalar kadar sevkatli cikip, isi bozuntuya vermememezlik etmedi…

Denizden babası çıksa sarılan Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?