Gıybet Connecting People

Herkese Hayırlı Günler ve Şimdiden İyi Bayramlar;

Bir önceki tatil postumda planlayıp, gerçekleştirdiğim her tatilimi anlatacağıma ant içmiştim. İşte o gün geldi çattı.

Geçen yıl olduğu gibi de bu yılda eylül ayının 2. yarısında tadı damağımda kalan bir Bodrum tatili yaptım.

Tatilimin bu denli keyifli geçmesinin sebebi; ne oraya gidişimizin nedeni (zira iki kişinin hayatlarını birleştirmesini kutlamak için ordaydık) ne de Bodrum’un muhteşem havası ve deniziydi! Tatilimin muhteşem geçmesinin sebebi, neredeyse salt gıybet dolu iki gün geçirmemdi.

Biz oraya vardığımızda, bizden bir kaç gün evvel gitmiş tatil arkadaşlarımız kahvaltıyı bitirip denize girmeye hazırlanıyorlardı. Biz valizleri odaya bırakıp mayo giyene kadar, ekibin kızları, denize girmiş o dünyanın 3/4’ünü kaplayan denizde yer kalmamışçasına 1.5 m2’ye 7 kişi doluşmuşlardı. Ne konuştuklarını duymamakla beraber arada sırada gürültülü kahkaha sesleri kulaklara ulaşıyordu.  Allah’ım; önümdeki soğuk denizi aşıp bir an önce oraya ulaşmak zorundaydım.  Kendimde belirtilerini hiç görmediğim, yeni çağın hastalığı olarak nitelendirilen FOMO (fear of missing out) bende kendini FOMOOG (fear of missing out on gossip) olarak gösteriyormuş meğer! Son senelerde, soğuk denize hiç bu kadar umarsızca atladığımı hatırlamıyorum.

gıybet 300x300 Gıybet Connecting PeopleDedikodunun en güzel formu olan denizde dedikodu, kalabalık bir ekiple birlikte tadından yenmez bir hale gelmişti. Limon’da keyifli bir yemek, çakır keyif olup her şeye gülmek, uzun zamanlar sonunda Türkbükü gecelerine akmak, Sess’te türkçe müzikle dans etmek, 2005 Bodrum’unun anılarını yad etmek, tekneyle koy koy gezmek ve bakılan Türk Kahvesi falları bile her denize girildiğinde dedikodu yapmak için birbirinin yanına üşüşen kızlar kadar keyif vermedi. Gökçe’nin “Kızlar sizleri çok seviyorum, çok güzeldi, aklıma fısfıs konuşmalarımız geliyor!” mesajı da bu durumda olan tek kişinin ben olmadığını gösteriyor simple smile Gıybet Connecting People

Keşke anonim bir blog yazsaydım da, bütün dedikoduları sizlere de anlatsaydım. simple smile Gıybet Connecting People Nefis eğlenirdiniz şuracıkta, kendinizden geçerdiniz yemin ediyorum. Valla benim de bu tatil ertesi psikolojim hızla değişti.

Ayşe Özyılmazel, Ayşe Arman – Demir Demirkan röportajını okuduktan sonra aşağıdaki satırları yazmış.

Kızlar kızmayın ama hep kadınlar haklı değil yani. Beğenin ya da beğenmeyin; her şey yüzde 50.
Erkekleri proje yerine koyduğumuz, olması gerekenlere ve eskilerden miras yamuk öğretilere kilitlendiğimiz, kendi hedeflerimizden gözümüze perde indiği sürece bu işi yürütemeyeceğimizi anlamamız gerekiyor artık.
Sonra adamlar bir Ege kasabasında balık tutarken dünyanın en mutlu insanı olduklarında, o hiç tipi olmadığına inandığımız (adamın tipine bile sen karar ver e mi!) yeni sevgililerinin etrafında fır döndüklerinde gözlerimize inanamıyoruz.
Uzun lafın kısası; proje kadınlar out! Hayat zaten zor, akıl çelici, karmaşık ve gereğinden fazla hızlı.
Kızlar, bence bütün projelerinizi çöpe atın. Bırakın olmasın olması gerekenler… Göz göze bakın, dinleyin, dünyanın tüm yükünü ve saçmalıklarını ilişkiye yüklemekten vazgeçin…

Bense deli gibi kızların biran önce röportajı okumasını ve hiç ilgimi çekmeyen bir insan olan Demir Demirkan’ın bile dedikodusunu yapmak istiyorum.

Kusura bakmayın da, Demir Demirkan da biraz hayvanmış yaneee. Sen 18 sene Sertab’la evlenme sonra gel; “İmza gibi bir teknik sorun varsa, imza da atılır canım, sorun değil! dedim. Haber yapacaklarını bildiğim için söyledim. Ama doğruluk payı yok mu? Var. Yarın evlenebilirim de… Bu kadar radikal “hayır” demek de saçmaymış! Büyütmek de… Olursa olur… Şimdiki ilişkim çok farklı.” de. Bi de Sertab’ın bunları okuyacağını bile bile de. Yuh yani, terbiyesiz bence. Sizce Sertab’ın kulağına gitmesi için mi böyle demiş yoksa haber olmak için mi? Çünkü bence iyi niyetle böyle bir şey söylemesinin ihtimali yok.

Bir de kendisi arayıp röportaj yapmak istemiş Ayşe Arman’la.  Yuh ya! 

En sonunu gördünüz mü??? Ayşe Arman ne iş yapıyor sevgilin diyor. Bu da “Çalışmıyor şu anda. Reklamcılık yapmış daha önce… Şimdi dünyayı geziyor. Yaşıyor. Özgür bir ruh, şahane bir insan…” Şahane bir insanmış!! Ne iş yapıyor diye sordular sana ya, oha ya, çüş ya!

Kadını gören var mı? Kesin paçozun tekidir di mi ya?

İtiraf edin, sizin de içiniz kıpır kıpır oldu. Okumadıysanız hemen röportajı okuyacaksınız! Biliiyorum!

Ben peşin peşin uyarayım, yanımda söylediklerinize, hareketlerinize dikkat edin. Dedikodu günahsa, cezam cehennem olsun ya simple smile Gıybet Connecting People

Dedikoducu Sandru

PS: Millet sevgilisine, başkalarının yanında bana nasıl davranacaksın, nasıl giyinmek lazım falan öğretiyor. Ben Eran’a 4 senedir dedikodu yapmayı öğretmeye çalışıyorum! İnancım tam, sonunda başaracağım!

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

One thought on “Gıybet Connecting People

Sen ne diyosun bu işe?