Eski ama iyi bir hikaye II

Yoel’in eski ama iyi hikayesindeki pratik çözümüne hayran kalmıştım… Bir de kendi hikayemi paylaşmak istedim sizle.. Ama benimki Yoel’inkine nazaran çok daha komplike, zincirleme sorunlar içeren çok daha uğraştırcı çözümleri olan çetrefilli bir hikaye. Başka bir yerden copy paste ediyorum.. Bence sonuna kadar okuyun…

Değer mi bir Dede Korkut Hikayesi için??

 Eski ama iyi bir hikaye II

Günlerden bir gün,sanıyorum 10. sınıftayız. Meteroloji yine bir açıklama yaptı ve dedi ki bu gece yogun kar yagısı bekleniyor. Hatta bi kac aksam onceden beri o gece yogun kar yagisi beklendiini soyleyip duruyorlardı. Ve ben emindim, kar yagicakti. ertesi gun de ” dede korkut” kitabının sınavı var. hoca da ayse yollu (“yollu”nun orospu demek oldugunu daha soraki yıllarda ogrenecektim.) Kitap tabiki son gune birakilmis.. ama nasılsa tatil olucak diye arkamda iten bi guc yok ve icimden hic okumak gelmiyo. Aldım kitabı pencerenin onune gectim. Bi yandan kar yagsın diye bekliyorum, bir yandan kitabı okumaya calisiorum. Olacak gibi degil. Karın geliyo olduunu bilmek okumamı tamamen engellio. En iyisi yatiim saati 5’e kurup okudugumu okiyim diyorum. Nasilsa saat 5’te kalkicam ve her yeri kar burumus olacak ve ben de huzurla geri uyicam diye dusunup uyuyorum. Saat caliyor. saat 5! etrafta bi damla kar yok. Yine kitabı aliyor ve okumaya calisiorum. Ama kar gelecek umudu 5’te bile okumama engel oluyor. Hic bisey okuyamadan boynum bukuk, cikiyorum yola okula dogru. derken yavas yavas kar yagmaya basliyor. Cok rahat variyorum okula. Sinav ilk ders. En iyisi, okula gec gidiyim, bizim orda cok kar vardı, yetisemedim ilk derse der sinavi baska zaman olurum diye dusunuyorum. Fırat’a mı , Konak’a mı bi tanesine gidiyorum ve de televizyonun karsisina gecip poacamı yemeye basliorum! Derken milli egitim bakanliindan aciklama yapılıyor ve sonunda OKULLAR TATİL! Ayse’ye iyi niyetimi gostermek icin, ne kadar zorlu sartlarda okula geldiimi gostermek icin okula gidiim diorum! Nasılsa okullar tatil, hemen geri cikicam. (isguzarligin bu kadarı) Giriyorum sınıfa. Ayse gel otur diyo, sınavı veriyor elime. Ol sınavı oyle git diyo evine!! Ben naapicamı bilemez bi haldeyim! (aslinda kimse okumamis kitabı, kadın soruyu verince ilgili masalı acip okumus herkes, ama benim bundan haberim yok, kadının önünde de kitabı okumamis gibi yapmak istemiyorum) Cok caresizim! O sırada Born’dan bir anons geliyor. Okullar tatil. Servisi olmayanlar, eve kendileri gidip gelenler bir an once cikip evlerine donsunler. Hemen Ayse’ye gidiorum. “Benim servisim yok, bizim oralar cok feci oluyo, donmem lazım” diyorum. Oysa ki servisim var. Ayse “tamam olma sinavi cik o zaman, ama bu isi takip edicem servisin var mi diye arastiricam” diyo. Götüm acayip atiyo! Hemen servis soforune gidip, durumu anlatıp servisten cikmak istediimi soyluyorum. O da servisten ciksam bile Sezai Bey (servis sorumlusu amca),’deki kayıtlarda o aya kadar serviste olduum gorunurmus, hocan bulur diyor. Ben de durumu sezai bey’e anlatmaya gidiorum. Beni kayıtlardan silsin diye. Silemem diyo kayıtlardan. Silersem cebe para atıyomusum gibi gozukur diyo. Baska birini bul diyo. Etiler’de oturan birini bul servise kayıtlı olmayan. Seni silelim. Onu kaydedelim diyor. Ariyorum butun okulu, buluyorum servise kayıtlı olmaıp etilerde oturan birini buluyorum. Beni cikariyoruz, onu kaydediyoruz servise..

Heralde Ayse kontrol etmekle ugrasmamistir diye dusunuorum.. Bu da boyle bi hikaye… Alman mezunları için konuşuyorum. İş görüşmesinde falan, Alman’da nasıl analiik düsünmeyi ogrendiniz ve bu kadar ii problem cozebiliosunuz diyen olursa bu anımdan alıntı yapabilirsiniz..

İşgüzar Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

2 thoughts on “Eski ama iyi bir hikaye II

  1. Analitik düşüncen gelişmiş ama bak hala eksiklerin var Sandra:
    1)Türkçeni hala geliştirememişsin çünkü yol yöntem anlamındadır.Ancak yol iz bilen anlamındaki bu kelime belden aşağı düşünenlerin lugatında senin anladığın anlamdadır.
    2)İnsani değerler,değerbilirlik,bilişim suçlarından haberin var mı?
    3)Anlattığın öykü “İyi öğretmenliğin gereğidir”.
    Teşekkür borçlusun bana aslında

    Sana hiç bir şey katamamış olan Edebiyat öğretmenin Ayşe YOLLU…

Sen ne diyosun bu işe?