Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)

Günaydın Gençler,

Bugün sizlerle kendi başımdan geçen değil, henüz 4,5 yaşında bir çocuğun başından geçen bir hikayeyi paylaşıcam. Ben sözü hemen ona bırakıyorum. O dün gece kimdir, nedir, başından ne geçmiş kendisi anlatmış, yollamış bana. Ha bu arada bu çocuğun, yani Alp’in kendi blogu da var. alialpinmaceralari.com. Blog şu anda kapalı, annesi tembellik etmeyip ‘domain’i yenilerse oradan daha çok hikayesini okuyabilirsiniz.

 Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)Merhaba Sandru Severler,
Hayır bu defa ne Emir, ne Smokin ne de Sandru’nun evinde yeni doğmuş olan yüzlerce sinekten biri değil konumuz.
Sandru’dan yüzlerce km uzakta yaşayan, tanımadığı,  hatta onun dünya gözüyle görmediği ( skype sayılmaz ama simple smile Dünya Dönüyor (Benim etrafımda) ) birinden bahsediyoruz. 
Bendeniz, yani Sandru’nun iş arkadaşının 4 buçuk yaşındaki oğlu Ali Alp. Gayet güzel konuşabilmeme rağmen annem ( salak şey) ben doğduğumda başladığı benim ağzımdan günlük yazma alışkanlığını hala devam ettiriyor. Artık (onun kaleme aldığı)  hikayelerimi benim dilimden dinlemeye alıştı herkes. Bu paradoksal yazılarda annem mi beni anlatıyor ben mi annemi, orasını siz düşünün. Güzel olan şu ki, hikayeler hep ama hep komik; ve hep de yaşanmış olaylardan oluşuyor. İyisi mi dinleyin siz, gerisini çok kurcalamayın.
Evet beyler ve bayanlar, yaşımın küçük olduğuna bakmayın. Tüm küçükler gibi ben de tamaaaamen sezgilerime dayalı yaşıyorum ve ilginçtir ki istediğimi elde etmeyi de genelde başarıyorum. Yani bidicik çocuk, dersiniz değil mi… Ama dünyayı parmağımın ucunda yönetiyorum.
Annem mesela; ne istesem yaptırabiliyorum ona. Bazen çok tatlı rica ederek, bazen içli içli bakarak, hatta gerektiğinde o yirmidokuz numara ayağımı yere vurarak bir dondurma, bir gece beraber uyuma lüksü hatta ne bileyim bazen şu alışveriş merkezlerinde annemin gitmemi hiç sevmediği bilgisayar oyunlarına bile gitmeyi başarabiliyorum. Tatlı kadın şu annem.
Babam biraz daha cool takılır ama bakmayın. Annemden bile daha kolay alt ederim onu. Çünkü annem benimle baş etmeye alışkındır ama babam çok direnemez. Her benzin alışımızda bana bir oyuncak aldırtmayı başarırım ona…Bir de hafta sonları beraber sinemaya gittiğimizde kolasından içerim. Anneme söylememe sözü veriyorum babama. Aramızdaki sırdır bu. Ben de anneme söylememem gereken bir şey olduğunu, bunun da babamın onun kolasından içmeme izin vermesi olduğunu hemen söylerim anneme. Sanırım bu yüzden biraz şüpheleniyor ve artık sinema için evden her çıkışımızda babamı çekip fısır fısır bişeyler söylüyor kulağına. Tehditkar bir ifadeyle simple smile Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)
İşte böyledir bizimkiler. Komiktirler, şaşkındırlar biraz. İdare ederim onları, her istediklerini yapmam. Çünkü biliyorum ki, kararlı olduğumu anladıkları zaman ısrardan vazgeçecekler. Bir noktada pes edecekler. Yani en azından öyle düşünüyordum şimdiye kadar. Ama bu okul olayında nedense böyle olmadı. Vazgeçmediler resmen.
Yazın başından beri bir okul konusudur gidiyordu. Ben de her seferinde, hı hı…tabi canım benim gideriz zamanı gelince, falan diye geçiştiriyodum. Ama baktım ki geçen hafta kitaplar kıyafetler falan alınmış. Etiketlere isimler yazılıyor. İş ciddiye binmiş. Bir sabah bir de baktım ki annem beni bindirip okula götürmez mi! Bastım yaygarayı tabi. Artık eteğine yapışmalar, ayağında sürünmeler falan derken, annemi sınıfta tutmayı başardım. Deneme günüymüş o gün. Annemi sınıfta tutmayı deneyip de başardığım için kendimi tebrik ettim o bir saatin sonunda.
Ertesi gün büyük bir özgüvenle gittim ikinci denemeye. O gün de sınıfın dışında kalmayı denedim. Ve başardım. Bu defa ağlamadım. Ben girmem arkadaş, dedim. Sınıfın kapısında oturmuş çocuklarını bekleyen velilerin arasında, annemin yanıbaşında oturdum.Ellerimi kavuşturdum. Somurttum, yanıma gelip beni içeri almaya çalışan öğretmenlerime tersyüz cevaplar verdim.
Ama bugün… Vazgeçmeyeceklerini anladım. Sabah babam, ben ve dinazor sırt çantam okula doğru yola koyulduk. Aslında her şey gayet güzel gidiyordu ta ki babam sınıfa beni bırakıp yanağıma öpücüğü kondurup akşam görüşmek üzere veda edene kadar. Nassı yani, oldum. Yani beni burada harbi harbi bırakıp gidecek mi, derken baktım gitti bile. Geçen gelişimde arkadaşlarımın annelerinin kapıda beklediğini bildiğimden, olanca gücümle ağladım ama baktım olmuyor sustum bari.
Günün en parlak fikri olan, hiç bir şey olamamış gibi sınıftan çıkıp gitme numaramı bile yemeyen öğretmenlerimin kararlılığı karşısında pes etme sırası bana geldi. Gerçi günün geri kalanında öyle eğlendim ki sonunda servisle eve döndüğümde bahçede zafer koşusu yaptım. Gerçi eve, güvenli bir kaleye dönmenin verdiği rahatlığın da bunda etkisi olmuş olabilir.
 
 Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)
 
Her neyse sonuç olarak, şu anda her zaman ki uyku saatimden bir saat erken yatmış uyuyorum. Ve biliyorum ki yarın sabah da kaçarı yok, okula gideceğim. Ve galiba bu okul işi böyle senelerce devam edecek. Şimdilik bırakalım annem ve babam kazandıklarını zannetsin, anaokulunun ilk gününde okuldan kaçmaya teşebbüs eden birinin ileride neler yapacağından habersiz; geceleri rahatça uyusunlar… Daha yeni başlıyoruz simple smile Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)
 
Herkese iyi uykular!
Ali Alp

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

One thought on “Dünya Dönüyor (Benim etrafımda)

  1. Ali Alpcigim, seninle anne karnindayken resimlerimiz var ve simdi o gunler coook geride kaldi ve sen artik okula giden muhtesem sirin ve yakisikli bir cocuk oldun!.. Hem annen ama en cok da baban, okumayi cok seviyorlar ve eminim sen de onlara benzeyeceksin! :-) Bol sanslar diliyorum canim benim xxx

Sen ne diyosun bu işe?