Dişlek Olmak…

Günaydın insanlar,

Bu sabah bir kere daha farkettim ki, hayat maalesef daha iyi yaşamak için yaptığımız bazı fedakarlıklarla geçip duruyor.

Tatile çıkabilmek ve güzel kıyafetler alabilmek için haftanın 5 günü çalışıyoruz, zayıf olabilmek için az yiyip, spora gidiyoruz (yani ben değil de yapanlar var),  balkonda şahane bir kahvaltı keyfi için, öncesinde alışverişe çıkmak ve kahvaltı hazırlamak gerekiyor… Ve tüm nefis yemeklerin tadını çıkartmak, ağrısız sızısız yemek yiyebilmek için günde 2 kere dişlerimizi fırçalıyoruz ve hatta bazen diş hekimine gitmemiz gerekiyor.

Madem ki hayattan keyif almak için keyifsiz şeyleri yaşamak kaçınılmaz, o zaman keyifsiz şeylerden de  olabildiği kadar keyif almak şart.

Yani madem ki yemek yemek gibi basit bir keyif için bile, diş hekimine arada sırada uğramak kaçınılmaz, diş hekimindeyken de olabilği kadar eğlenmek şart. İşte kafam tam olarak bu şekilde çalışırken, sıra arka taraftaki azı dişlerimden birisi için yapılacak olan kaplamanın rengini seçmeye geldi. Diş kartelasını (kartela mı deniliyor artık, sarılı, grili beyazlı ton ton dişler) görünce aklıma parlak(!) bir fikir geldi…


7f6cd discca7ler Dişlek Olmak...

Gül’den (diş hekimi) porselen diş için renk seçmeye biraz ara vermesini rica ettim. Hemen en beğendiğim ve birbirine uyumlu 2 dişi seçtim kendime. Nazan ile birlikte çalışmaya başladık!

 Dişlek Olmak...

Ve 1-2 dakika içerisinde dişlek halim hazırdı! Aynaya bakıp biraz güldükten sonra,  bu duruma sık sık gülebilmek için Gül’den bir kaç fotoğrafımı çekmesini istedim. (Siz de benim bu sıkıcı zamanımdan faydalanarak birazcık gülmek isterseniz, aşağıdaki resme bir kere de tıklayıp büyüterek bakın derim)

 Dişlek Olmak...

Her durumda gülecek bir şey bulabilen Sandru

PS: Eğer “diş hekimi” değil, “dişçi” yazsaydım bana konu ile ilgili tüm “dişçi”lerden özür dileyen bir post yazdıracağına emin olduğum bir “dişçi”m olduğundan yazı boyunca “dişçi” yerine “diş hekimi”ni kullandım. Lütfen samimiyetsiz bir dil kullanmaya başladığımı düşünmeyin.
PS2: Her konuda gösterdiği sabırdan ötürü Gül’e (diş hekimi – Gülümser Koçak) teşekkür ediyorum!!!

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?