Back in Town

Hello Gençlik,

Depresyondan çıktım çıkmasına, keyfim de şahane yerinde aslında ama depresyon modundan çıkamadım! Kıyafetlerde gelişme var. Şık şık giyniyorum! Ama saçlarda, tırnaklarda bir depresyon hakim… Ama en acıklısı hayat tarzımda var o depresyon.. Her sabah işe geliyorum, keyfim yerinde, 90’lı yıllarda kalan şarkılar(“fırtınalar” olsun, “bir anda unuturum aldırmam, boş yere gönlümü kaptırmam olsun”, “hiii derken kavuşursak eğer”, “içim bi hoş, dudaklarında aynı tebessüm ah ne hoş”, “sarı şekerim, hadi bize gidelim bana şekerini ver” (çüş, sapık kayahan, hiç böyle düşünmemiştim!) hatta ve hatta “bir aslan miyav dedi” gibi..) eşliğinde değişik figürlü danslar olsun, ota-boka gülmek olsun keyfim yerinde.. Bir de arayıp, bana gitar çalıp şarkı söyleyen müşterim var ki -süper komik& eğlenceli bir insan- sesi de çok iyi, o da moral veriyor. İş çıkışı ama, bişey yapasım yok… Eve gidiyorum, televizyonu açıyorum hiç birşey beğenmiyorum, Pucca vardı bi ara okuduğum, şimdi o da bitti, hiç birşey okumak istemiyor.. 1-2 okey oynuyorum i phone’da sonra da “yapacak birşey yok en iyisi uyuyim ben” diyorum. 2 haftadır nerdeyse 11-12 saat uyuyorum! (Ve utanarak söylüyorum ki, bi de hala snooze yaparak uyanıyorum.) Pazar-yarın- Bursa programım vardı ama “sel felaketi” yüzünden o da iptal oldu (veya ertelendi diyelim). Yani tam anlamıyla “eat/work/sleep” oldum!

Dediler ki, bu iş birbirini çekiyor olabilirmiş. Evde durdukça durasının gelmesi, uyudukça uyuyasının gelmesi! O yüzden şu anda bu işe bir nokta koymaya karar verdim. (nokta koymak demişken dün Serra’nın wallunda yazan şey çok hoşuma gitti. Konuyla alakasız olsa da yazmak istiyorum.”Nokta, her zaman bitenin arkasindan konmaz. Bazen, gelen buyuk olsun diye konur.”)

Neyse dolayısıyla bu akşam nerdeyseniz, beni görme ihtimaliniz var. Çok sarhoş olup yerimde durmamaya niyetliyim simple smile Back in Town Yanlış bişey yaparsam sarhoşluğuma verin..

Sandru is back in town!!!

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?