Ayrılıkların En Acısı…

İyi Akşamlar Gençler,

Daha önce David’le (Break-up ve Break-up Rules), benim ile ve arabamla ilgili ayrılık acılarımı paylaşmıştım sizlerle. Ama bu kez ayrılıkların en acısını yaşıyorum. Diş eti ayrılığı! -Allah düşmanımın başına vermesin.-

dis eti Ayrılıkların En Acısı...

Sırbistan’da kırdığım dişin devamında kesilmesi gereken diş etim ile bu gün yollarımızı ayırdık. Öylesine güçlü bir acıydı ki bu diş hekiminden çıkmadan son bir iğne yapırdım. (Çünkü yoksa geceleri acılar içersinde muayenaneye gitmek durumunda kalıyorum.) İnsanların çok büyük acılar karşısında nasıl uyuşturucuya başladıklarının bir önizlemesi oldu benim için. Çenemdeki ben ile başlattığım koleksiyonumun yanına koymak üzere diş etimi koyduğum kabı yanıma alarak dönüş yolumu tuttum.

Diş etinin sandığımız gibi pembe olmadığının, beyaz bir yağa benzediğinin ve gerçekten iğrenç olduğunun altını çizmek isterim.

Bir de; arada bir elimde taşıdığım bu kaptaki diş etini incelediğim ve arada bir de içindeki alkolün şahane kokusunu almak için burnuma tuttuğum için metrodaki kadın yanımdan kalkıp başka bir yerdeki boş koltuğa oturduğunu da özel olarak belirtmek istiyorum. Yine de diş eti ayrılığı yaşadığımı bilmek zorunda değil dedim kendi kendime ve hoş gördüm.

Bu şarkıyı huzurlarınızda kendime, benime ve diş etime armağan ediyorum:

“Yazık, yazık, yazık, yazık oldu… Vurulduk, ince ince, ayrılıklara bölündük!”

Siz şarkıyı dinleyedurun, ben çorbamı içip uyuyorum. İğnenin etkisi geçtiğinde uyanık olmak istemem…

Bu ayrılığın son olmasını uman Sandru!

PS: Yazıyı yazıp diş etimin resmini çekmeye gittiğimde Papyon’un -kedi- şişemi devirdiğini, yuvarlayarak oynadığını ve diş etimin yerinde olmadığını farkettim. Eran Smokin’i yürütmekten geldiğinde, yerde fellik fellik diş etimi arıyordum. Ne yapıyorsun dediğinde, yerde diş etimi arıyor olduğumu söylediysem de birlikte aramayı teklif etmedi. Ben de tek başıma bulamadım… Koskoca internette, temsili olarak kullanmak üzere bir parça yerinden kesilmiş diş eti de bulamadım. O yüzden beğendiğim bir kadının ağzını koyuverdim işte…

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?