Ayrılık: Benden Bir Parça Koptu, Gitti…

Ayrılık acısı yaşamış, yaşayan herkese Merhaba,

Her ayrılık zordur, biliyorum. Kalbiniz acır… “Benden bir parça koptu!” dersiniz. Tabii ki, bu söylem kelimenin tam anlamıyla gerçek değildir ama öyle hissedersiniz işte. Ben de şu anda tam böyle hissediyorum işte.

Tabii ki gerçek anlamda benden bir parça koptu gitmedi, benim tamamen koptu… Bu sefer kelimenin tam anlamıyla birlikte doğduğum, beraber büyüdüğüm ve bugüne kadar acı tatlı her anı birlikte yaşadığım çene benimi aldırdım.

Beni tanıyanlar benimi de iyi bilirler. Henüz işe gireli 3-4 ay olmuş iş arkadaşı Selen’e “benimi aldırıcam!” dediğimde “iyi olur gözüm çok takılıyor.” diye cevap verdi misal. Tabii ki bununla sınırlı değil tepkiler. Reysi’ye benimi aldırdım dediğimde, “zaten kıl çıkardı hep o benin üstünde!” tepkisi; Rita’nın “ben olmayınca kıl da çıkmayacak di mi?” sorusu durumun vahimliğini anlatmaya yeter sanıyorum.

Dünden önceki zamanlardan 1-2 örnek vermek gerekirse, Emir’in teyzusunu çok sevdiği, beğendiği ve hayal gücünün yüksek olduğu zamanlardaki “teyzu benin çiçek açmış” yorumu, bunu çok kibar bulduğumda ise kendini tutamayıp “o zaman beninin üstünde örümcek var!” tepkisi, daha önemlisi her samimiyet düzeyindeki insanın en az 2 haftada 1 yorum almaya denk gelecek şekilde “şu benindeki kılları kessene” tepkileri haliyle beni de iyicene yormuştu. Aslında üzerinde kıl olmayınca da ayrı bir sıkıntısı vardı, öyle ters bir yerdeydi ki, bu sefer insanlar “çenende çikolata var.” derdi… Öğrenmiştim artık, hiç yoklamadan çikolata değil o ben, diyordum. – ki ekstradan çenemde çikolata çıktığı da oluyordu.-

screen shot 2014 04 20 at 12 45 05 am Ayrılık: Benden Bir Parça Koptu, Gitti...

Aslında yolumu bulmuştum. O benim düşünce benimdi… Her biri laf ettiğinde bu aralar düşünmeye çok ihtiyacım var der, benimin üzerindeki kıları burar, düşünen bir surat takınırdım. Bu muhteşem espirimi ilk defa duyan kimsenin gülmediğine rastlamadım. Böylece gülerken düşündürmese bile düşünürken güldüren, güldürürken de iğrendiren çok yönlü bir espiri yapmış olurdum.

Yıllardır aldırmayı planladığım,ve üşengeçlikten bir türlü yapamadığım bu aksiyonu dün aldım ve çok sayıda yorum almama sebep olan benimi aldırmaya karar verdim. Nitekim dermatolog da büyüteçle baktığında “tamamen senin kararın” şeklindeki objektif yorumunu, “hakikaten oldukça çirkin bir ben, kıl konusundaki yorumlarında da haklısın.” şeklinde değiştirmişti. Oldukça basit bir işlem. Yakılamayacak bir ben olmasına karşın, biraz lokal anestezi, biraz kesip biçmeden sonra benim artık yerinde değildi. Kıllar ve kıl kökleri de tabii ki! Bu tarz bir operasyonda büyük bir iz kalmıyor, iz kalıp kalmaması ise tamamen sizin cildinize bağlıyımış. Antibiyotik iz kalmamasına yardımcı oluyormuş. Antibiyotikli krem yazdı bu yüzden dermatolog, ilacı aldıktan sonra reçeteyi de ilacı da kaybettim. Bakalım bulucam bir hal çaresini…

Her neyse dermatolog benimi aldıktan sonra “bu bende hiç bir sıkıntı yok ama yine de patolojiye göndereyim mi, ister misin?” diye sordu. Öncesinde Gönül Ergenekon, Kolsuz Agop gibi alanında uzman doktorlar tarafından da hiç sıkıntı olmadığı söylenen benimi neden patolojiye göndermem gerektiğini anlamadım. Herkes iyi huylu olduğunda hem fikirdi, zaten kötü huylu olsa dahi zaten almamış mıydık beni?? Dermatoloğun da beni onaylaması ve sadece bazı hastaların taleplerinden dolay sorduğunu söyledikten sonra aklıma müthiş (!) bir fikir geldi. “Siz o beni bana verin, psikoloji mezunuyum zaten, akşama çıkar o benin iyi huylu mu, kötü huylu mu olduğu!” dedikten sonra benimi patoloji şişesine koymak suretiyle yanıma aldım! (Bu arada şişede de olsalar benimin üzerindeki kılların hala benimin üzerinde durduğunun altını çizmek isterim.)

 Ayrılık: Benden Bir Parça Koptu, Gitti...

Sık sık fikir sorduğum ve farklı farklı yorumlar yaparak aklımı daha da çok karıştıran ailem ve arkadaşlarıma benimin resmini gönderdiğimde (veya kendisini gösterdiğimde) oldukça ilginç bir şekilde hepsinden birebir aynı yanıtı aldım. Tek kelimeyle: “iğrenç!” Vedat “Bunu göstereceğine, memene silikon taktır onu göster.” diye farklı bir pencere açtı; tabii ki “iğrenç” dedikten sonra…

Şu anda “ben”imi karşıma almış blogumu yazıyorum ve sanırım bundan sonra bu beni her zaman yanımda taşıyıp düşünmem gereken zamanlarda çıkarıp bakmam gerekecek.

“Beni bende demen ben bende değilem
Bir ben vardır bende benden içeri…”  

Yunus Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

One thought on “Ayrılık: Benden Bir Parça Koptu, Gitti…

  1. İlahi Sandru,
    Süpersin vallahi…. Senin yüzünde benin olduğuna hiç dikkat etmemiştim inanır mısın :-) ama iyi yaptın doğrusu, iyi huylu mu kötü huylu mu yorumuna ve çözümüne bayıldım, bayıldım… Her gün karşısına geçip terapi mi yapıcan iyi huylu olsun diye?
    Beraber olduğumuzda bir hatırlat sana bir meşhur sanatçı ile ilgili benzer bir anımı anlatıcam :-))
    O da bir ameliyat sonrası kendisinden çıkan bir parçadan!!! ayrılamamıştı…
    Bu arada Smokin’in kırmızı kırmızı olmuş yerleri geçti mi?
    Sevgiyle

Sen ne diyosun bu işe?