Anneliği Reddeden Kadın Yarımdır, Doğru!

“Anneliği reddeden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır” demiş sevgili cumhurbaşkanımız!

Valla açıkçası; bir tek cumhurbaşkanı değil, en moderninden en gelenekseline benim çevremin neredeyse tümü böyle düşünüyor…

Ne kadar modern olursa olsun, her ortamda, yaşı kemale ermiş her kadının ilk olarak başarıları değil, mütemadiyen evli olup olmamasının sorgulanması bundan değil midir? Bu soruya verilen “olumlu” cevaptan sonra, her zaman “Çocuk ne zaman?” diye sorulması tesadüf müdür?  Köpeğime, kedime ne kadar düşkün olduğumu bilen komşu teyzenin, beni köşede kıstırıp, tüm iyi niyetiyle “Boşver kediyi, köpeği, çocuk yap sen, çocuk evin neşesidir!” demesi bundan kaynaklanmaz mı? Jinekoloğumun evli olduğumu bilmeden, “Evli veya değil artık çocuk zamanın geldi, yapan gerek!” demesi, her kontrolümün adeta pazarlık tadında geçmesi bunu göstermez mi? Akıllı ve modern olduğuna emin olduğum arkadaşlarımın “hadi, hadi” demeleri bundan değil midir? Bana çocuk yapman lazım diyen herkesi susturucak cevabı sonunda keşfetmiş olmam, bunu demesinin sebebi ne olursa olsun itinayla bu cevabı vermeyi öğrenmem, orada burada bağırınsalar da, sosyal medyanın altını üstüne getirseler de, aslında cumhurbaşkanımıza hak verenlerin sayısının (ben dahil) ne kadar çok olduğunu göstermez mi? 

Cumhurbaşkanının ya da diğer herkesin böyle düşünüp söylemesini geçtim, anneliği genlerimiz bize söylemez mi? Her insan evladının -anlamadığım bir şekilde- nihai hedefi yeni nesiller üreterek, gelecekte var olmak değil midir? Evrimsel psikoloji böyle söylemez mi? Biyolojik saat dedikleri şey bu temele dayanarak işlemez mi?

Şu anlık anneliği reddeden, planlarına katmayan, evli ve çocuksuz bir kadın olarak söylüyorum; bence haklı! Evet, samimiyetle böyle düşünüyorum. Anneliği reddeden kadın, iş hayatını bahane olarak gösteren kadın, neslini devam ettiremeyen insanoğlu, bence de, kesinlikle yarımdır!

Ama tamamen aynı mantığa göre;

Baba olmayan erkek de yarımdır.

Çocuk bakımında anne kadar görev almayan, çocuğa bakmayı, evi çekip çevirmeyi annenin işi sanan bir baba da yarımdır.

Kadına iş hayatını bahane olarak göstermesine neden olacak, çalışan anneye, ücretsiz kreş vs. gibi sadece bakım koşulları değil aynı zamanda mantalite olarak da sağlıklı ve güvenilir fırsatlar yaratamayan devlet de yarımdır.

Ailesinin yeteri kadar maddi gücü olmadığı için çağdaş bir eğitim alamayan, sadece eğitim değil yeme, barınma gibi imkanlardan hakkıyla faydalanamayan ve/veya babasını bir maden ocağında, bir bomba saldırısında kaybeden çocuk da yarımdır.

Bu şekilde bir çocuğa yarım kalma ihtimalini sunan ülke de yarımdır.

Tüm dünyada artan nüfusa rağmen, gelecek nesilleri düşünmeden ekonomik kaygılar sebebi ile hızla kaynaklarını tüketmemizi umursamayan sistem de yarımdır.

Dünyada ve ülkemde, bu kadar annesiz, babasız kalmış ve/veya dilenen,  aç, “zavallı” çocuk varken illa kendi çocuğunu doğurmaya programlanmış insanlık da yarımdır. -en zalimi, en acıklısı da bu bence…-

Ve evet, anne olmak istediği halde olamayan kişileri ve/veya yukarıda saydıklarımı bir parça bile düşünmeden konuşan, her şeyden önemlisi kimin ne konuda yarım kalacağına kendi karar bir cumhurbaşkanı da yarımdır.

“Cumhur”başkanı, cumhuriyet başkanı demekse; cumhuriyet, halkın egemenliğinin kendisinde olmasını gerektiriyorsa, o zaman cumhurbaşkanı kimin hangi konuda yarım kalacağına karar veremez ki…

Yalan konuşmayacağım, iş hayatından kaçabileceğim her türlü bahane benim için altın değerindedir! Ama biyolojik saatim durmuş, napıcan! Hiç canım çekmiyor… Yukardaki kaygıların dışında; genlerim de yarım sanırım benim 😉 , evrimsel biyoloji bana işlemiyor simple smile Anneliği Reddeden Kadın Yarımdır, Doğru! O kadar dalmışım ki, bu gruba giren biri olarak yapısı gereği, evrimsel biyolojiyi duymayan, insanın içinden yarım olmanın gelme ihtimali aklıma bile gelememiş… Bana da yazıklar olsun, ne diyeyim… – Tabii bu boktan ülkede, iyi yetişmesi için harcayacağım maddi ve manevi çabanın yanına, yetiştireceğim iyi çocuğun, hiç hakketmediği halde Türkiye’de ve dünyada yaşayacağı siyasi & çevresel sorunlar da eklenince insanın saatinin ilerleme ihtimali iyice azalıyor…

İlla bir konuda yarım kalacaksam; şahsen ben tam kadın olup yarım çocuk yetiştirmektense, yarım kadın olmayı tercih edeceğim sanırım… Evet, evet… Kesin öyle…

Tercihen yarım Sandru

ps: Tam kadın olmayı tercih edene de lafım yok, yanlış anlaşılmasın! Bakın, başta annem, ne harika bir insan evladı yapmış simple smile Anneliği Reddeden Kadın Yarımdır, Doğru! Tamam onunki kadar (ikinci çocuğundan bahsediyorum.) müthiş bir çocuk yapmanız biraz zor ama iyi-kötü yaparsınız yine bir şeyler… Ve inşallah, tam bir dünyada, tam devlet büyüklerinin yönettiği tam bir ülkede, tam bir çocuğunuz olur… Tam bir nur topu gibi… Hepimiz için…

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

One thought on “Anneliği Reddeden Kadın Yarımdır, Doğru!

  1. Süper ötesi bir yazı olmuş.. Evet ben ikinciyi hayal ediyorum. Ama asla asla bir kadının anne olmak istemesi veya istememesiyle ilgili fikir haddi görmüyorum kendimde..

Sen ne diyosun bu işe?