5 Soruda Kayak Tatili Ve Altın Değerinde Yanıtlar

20150228 130621 1 1024x576 5 Soruda Kayak Tatili Ve Altın Değerinde Yanıtlar

1. Yanıma bilgisayar almalı mıyım?

Hayır! Nerdeyse yanıma bilgisayar alıyordum. İş arkadaşları saolsun, beni engellediler. Yanıma bilgisayar alsam tatil zamanı iş yapmaktan değil ama iş yapamadığım için pişman olmaktan muzdarip olurdum sanırım. Ben mecbur değilsem tatillerde iş yapmıyorum. Eğer siz tatillerde iş yapıyorsanız -bir-iki mail kontrolü ve basit cevaplardan bahsetmiyorum- size kötü bir haberim var! Aşağıdaki 2 insan tipinden birisiniz demektir.

– Tatil zamanı iş yapan, iş zamanı da iş yapan bir insansınız. Benden duymuş olmayın; eğer vakit nakit ise sizin denkleminizde bir hata var. Tüm vaktinizi kazanmaya harcayıp, karşılığında harcamak için hiç vakit kazanmıyorsunuz. İşkoliksiniz ve hayatın zevklerinden mahrum kalıyorsunuz.

– Beynin, vücudun, kişinin iyi çalışmak için iyi dinlenmeye ihtiyacı vardır. Tatil zamanı iş yapıyor, iş zamanı tatil yapmak durumunda kalıyorsunuz. Şimdi olmasa da, hayatınızda küçük bir değişiklik yapmazsanız, yakında başarısız olacaksınız!

2. Telefonum bozuldu. Hemen kapanıyor. Panik olmalı mıyım?

İsabet olmuş! Demek sizin de sadece akıllı değil aynı zamanda düşünceli de bir telefonunuz var. Şimdi ve burada zamanınızı, orada geçirmeyin diyor size.

Bazen, çoğu zaman, paylaşmaya çalışmaktan, paylaşacağımız şeyi yaşamaya fırsat kalmıyor. Akıllı telefon almayın demiyorum. Böyle bir telefon, örneğin tatilde, misal online check-in gibi avantajlarla size bir sürü zaman kazandırır. Tek söylediğim arada sırada kopmayı bilmek gerek. Ne şanslıyım ki, benim telefonum sadece akıllı değil aynı zamanda bir hayli de düşünceli çıktı.

Ama sizinki benimki kadar düşünceli değilse ve kendiliğinden kapanmıyorsa; o zaman atik davranın ve siz onu hemen kapatın! Manzaranın da resmini çekmeyin, kendiniz gerçek gözlerle iyice bakın. Zaten google’a yazınca çıkıyor aynı manzara.

Sadece, dağda kaybolsaydım düşünceli telefonum hakkında böyle konuşur muydum, emin değilim.

3. Fiziksel olarak çok daha yorgun olduğum halde tatilde neden 9 kere snooze yapmama gerek kalmıyor?

Bu işin 2 sırrı var. Telefonunuzu uzakta bir yerde durması ve alarmı kapatmak için ayağa kalkmak zorunda olmak ve uyandığınız zaman yapacağınız şey için heyecan duymak…

Telefonunuzu kulak mesafesi kadar yakın, kol mesafesinden ise uzak bir yere yerleştirin. Ve daha önemlisi her gün kalkmak için, içinize ruhunuza iyi gelen bir sebebiniz olsun! Enfes domuz salamlı bir kahvaltıya ulaşmak Türkiye şartlarında zor da olsa nutellalı tost yapabilirsiniz mesela. Veya kim bilir belki de çok daha iyi bir sebep…

4.Kayak ayakkabım kırıldı. Üzülmeli miyim?

Altın değerinde bir soru!

Eskiyen -neredeyse 10 senelik- kayak ayakkabımın içindeki plastik parçasının bir kısmı kopmuş. Eskilikten olduğuna eminim çünkü diğer teki de aynı duruma bir hayli yaklaşmış durumdaydı. Sırf ayakkabılarım dokunsan kırılacak durumda oldukları için eşyalarından çok zor ayrılan ben bu ayrılık sebebiyle dokunsan ağlayacak duruma gelmedim. Miyadını doldurmuş. Sadece ayarladığımız dersi kaçırmamak için, kısa süreli bir panik eşliğinde apar topar ayakkabı kiraladım.

Burada altın soru şu aslında. İlişki olsun, iş veya bir eşya olsun… Acaba bir şeyleri bırakmak için, miyadını doldurmasını beklemek, dokunsan parçalarına ayrılacak hale getirmek, hiç pişmanlık duymadan, kolayca arkanı dönüp ayrılabilecek hale gelmek gerekli mi? Ayrılığın son ve tek çare olduğunu bilmekten ötürü bir sonraki hamle için ani gelen bir panik ve stresi göğüsleyip, ayrılıkla ilgili yapacak bir şey olmadığını bilmenin getirdiği 0 pişmanlık ve iç rahatlığı yaşamak mı daha iyi? Yoksa biraz hüzün, daha sonra ”iyi yapmışım” dedirtecek de olsa biraz pişmanlıkla her şey henüz yolundayken, bir şeyler ayarlayıp, planlayıp ayrılmak daha mı iyi?

Bunu bir düşünmek lazım aslında.

5. Son gün -yarım gün- kayak kaymalı mıyım?

Ve altın değerinde bir soru daha!

Çok yorgunsunuz. 5. ve son kayak gününüz. Ama önünüzdeki 1 sene daha kayak kaymayacaksınız. Bu durumda bir sonraki seneye kadar kaymayı özleyeceğiniz günleri geçirip son yarım gününüzü kayarak geçirmek mi gerekli? Yoksa önünüzdeki 1 sene yerine,  zaten kayak kaymaya en doymuş olduğunuz bu günde, zaten akşama kadar yolda olacağınızı hesaplayıp ertesi gün işte çekeceğiniz yorgunluğu düşünüp masaj yaptırıp ardından sıcak şarap içmek mi makul?

Ben ilk defa, o yarım gün kaymadım. Kayaktan alacağım zevki aldım dedim ve paramı skipass yerine masaja yatırdım.

O yarım gün kaysaydım acaba kaymayı yarım gün daha mı geç özlerdim? Öyleyse bu özlemi yarım gün geciktirmek için bir gün yorgunluğa değer mi? Ve daha önemlisi acaba kaymayı özlediğimde ”o son yarım gün kayacaktım!” der miyim?

Demem o ki, plan yaparken ilersini düşünmek önemli ama ne kadar ilerisini düşüneceğiniz daha da önemli!

Bu tatilde iş yapmayan ama hayatını çok sorgulayan Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?