4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz!

Herkese Hayırlı Günler simple smile 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz!

Bu sabah Smokin’le birlikte Bebek’te ufak bir yürüyüş yaptıktan sonra gazetelerimi alıp, Bebek Kahve’ye bohem saatler geçirmeye gittim.

Öncelikle “artık ben gazete okumuyorum; haberleri twitter’dan takip ediyorum.” diyenler, iyi yapıyorsunuz! Bir gün, bir gazetede bir köşe yazarı olma hayalimi bir kenara bırakacak olursak dürüstlükle söyleyebilirim ki gazeteler rezalet! Bırakın politik, magazinsel açıdan da oldukça hareketli olayların yaşandığı ülkemde yapılan haberlerin kalitesini görmek biraz moral bozucu.  Bu haberlerin bohem saatler hayalimi baltalaması cabası 😉

Sinem Kobal Bebek’te oturuyormuş, mekana eski sevgilisi Arda Turan gelmiş. Sinem de kalkmış… Üstelik Arda Turan, geçen yıllarda bir kere Sinem’in yeni sevgilisi Kenan İmirzalıoğlu’na “abi” demiş. -Lan bari ‘abi’yi doğru yazsalardı.- Evet haber bu :))

Screen Shot 2015 08 27 at 11.59.30 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz!

 

Haberi kaliteli bulmadığımı söyledim. Sinem Kobal’ı da taktir etmekten uzaktayım, doğrusu takip bile etmiyorum. Ama bu hareketini beğendim. Yani bir kız arkadaşım bu durumu yaşayıp, bana anlatsaydı “iyi yapmışsın, aferin” diyebilirdim. Zira ayrılıklar bazen, gereğinden fazla acı verici olabiliyorlar, ve karşılarında doğru adımlar atmak ruh sağlığınız için hayati derecede önemli olabiliyor.

Oliver Burkeman column fo 007 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz!Eğer yeni ayrılmışsanız, ve ayrılık acınızı azaltmak peşindeyseniz; sizi şu yazıya doğru alalım: Break-up rules. Ancak uzun bir süredir aynı ayrılık ile baş etmeye çalışıyorsanız doğru yerdesiniz! “Sen kimsin de bize akıl veriyorsun?” derseniz, artık evlendiğime ve yaklaşık 2 aydır mutlu bir evliliği yürütebildiğime göre tüm diğer evli kadınlar gibi ilişki profesörü kesilebileceğimi düşünüyorum. O yüzden sözlerime kulak verin!

Bir süredir aynı ayrılık ile baş etmeye çalışıyorsanız (altını çiziyorum, yeni ayrıldıysanız bu maddeler size uygun değil!!!) ve hala adamın gereğinden fazla çok akılınıza geldiğini ya da aklınıza geldiğinde gereğinden çok sizi meşgul ettiğini düşünüyorsanız bir yerlerde hata yapıyorsunuz demektir. Çünkü -sizi bozmak istemem ama- “hayatımın aşkı”, “bitmeyecek bir aşk” vs. gibi kavramlar gerçek değil. Eski sevgilinizi veya onun hayalini; hayatınızdaki bir sonraki chapter’a da taşıyıp durduğunuz için; adamı tüm ‘chapter’larınızın aşkı sanıyorsunuz. Ne büyük ahmaklık!!! Oysa ki  ayrılığın üstesinden gelme işinin en büyük anahtarı; adamı içerisinde yaşadığı chapter’da bırakmak!

1. Kurcalamayı bırakmış olmanız yetmez! Onun da kurcalamasına izin vermeyin…

Muhtemelen sosyal medya hesaplarını karıştırmayı, nerede kiminle görüldüğünü, ne yaptığının haberlerini takip etmeyi ayrılığın ilk devrelerinde bıraktınız. (Hala bırakmadıysanız, önce ilk evreleri aşmanız gerekiyor.) “Napiim, o beni bırakmadı; arada bir mesaj atıyor, her yerde karşıma çıkıyor.” diyorsanız işte size altın değerinde (ki bugünün kuruyla 696,31 TL ediyor, hiç fena değil) bir tavsiye. 1 defaya mahsus “Senin yaptığın bir şeyle bir alakası yok ama bana seninle konuşmak iyi gelmiyor. O yüzden bundan sonra mesajlarına ve çağrılarına cevap alamazsan lütfen bozulma. Selamlaşırız tabii ama fazlasını bekleme.” manasına gelen bir mesaj atın. Bu mesaja cevap atarsa asla bir mesajlaşmaya döndürmeyin ve günün birinde “ölüyorum.” diye bir mesaj gelse dahi görmezden gelin. Eğer tamamen unuttum noktasına gelmediyseniz Sinem gibi yapın, ve karşılaştığınızda selamınızı verip oradan gidin. Tamamen unutana kadar göreceğinizi bildiğiniz ya da görebileceğinizi düşündüğünüz yerlere gitmeyi bırakın. Ortak arkadaşlarınızla minimumda konuşun ve ve mutlaka ondan haber almak istemediğinizi söyleyin. Arkadaş kalmak mı istiyorsunuz? Hayır, eğer gerçekten “arkadaş” kalabilecek seviyede değilseniz, yaşadıkların hatrına “arkadaş” kalmaya çalışmak da neyin nesi??

PS: Aramızda kalsın, ne olursa olsun aklınıza girmek içten içe hoşuna gidiyordur. Fırsat vermeyin!

2. Eşyalara, olaylara, yerlere gereksiz anlam yüklemeyin!

O bakınca onu unutamadığınız, kokusu geçmesin diye yıkamadığınız t-shirt’i sanıyorum o pijama olarak kullanıyordu ve görse kendinin olduğunu hatırlamayabilir! Tamam, durum böyle olmasa, en sevdiği t-shirt olsa bile kaç yazar. Alt tarafı bir t-shirt…

İlk öpüştüğünüz bara; 3-5 kere arkadaşlarınızla gidip, çok eğlenin… Onunla görüşmekten, konuşmaktan kaçabilirsiniz ama hatırlarınızdan kaçmayacaksanız, kendinizi depresyona sürüklemek istiyorsanız bu işin sonu yok.

Telefonumun erkek arkadaşıma özel melodi ile çaldığı zamanlarda, ayrılık ertesi o müzik sesini alarm yapardım ben simple smile 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz! Başka birinin telefonunda o sesi duyup, tüylerimin diken diken olmasındansa; “bu benim alarmım ve şu anda uyanmak zorunda olmadığım için çok mutluyum.” demek paha biçilmez.

Eski bir erkek arkadaşımın sweatshirt’ünü, eve attığım ve üşüyen her erkeğe verdiğimi bilirim ben simple smile 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz! Daha zayıflar için, daha yeni bir erkek arkadaşımın sweatshirt’ünü kullanıyordum. Şimdi evlendiğim ve Eran’ın evde bir sürü kendi sweatshirt’ü olduğu için hepsi benim oldu simple smile 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz! Keza; bizde kalıp, ablamın ilk erkek arkadaşlarından birinin Noel Babbalı boxer’ı içinde uyumayan kız arkadaşım yok benim!

Biraz cool olun, biraz yaratıcı olun ama eşyalara, olaylara, yerlere gerektiğinden fazla anlam yüklemeyin…

PS: Koku işi biraz zor kabul ediyorum… O bambaşka bir mevzu… Şöyle bir laf var hatta. “İnsan en çabuk kokuyu unutur,asla hayal edemezmiş. İşte bu yüzden O’nun kokusu bi anda burnuna geldiğinde midene yumruk yemişe dönermişsin.” Ne biliyim kolonyalı mendil falan taşıyın yanınızda, biraz yaratıcılık ya! Her şeyi de ben mi söylicem?

3.Onun Yüzünden Yapamadığınız Şeyleri Hayatınıza Sokmanın Tam Sırası

Onun yüzünden yapamadığınız şey derken, mini etek giymenizden bahsetmiyorum tabii ki simple smile 4 Adımda Hayatımızın Aşkını Unutuyoruz! Eğer mini etek giymenize izin vermeyen bir eski erkek arkadaşınız varsa hayırlı olmuş ayrıldığınız, ne diyim zaten. İlla ki vardır, aşırı sağlık düşkünü erkek arkadaşınızın yanında yiyemediğiniz hamburgerleri yemenin ya da aşırı keyifli olmasına rağmen, aşırı kız dizisi olan dizilere başlamanın tam zamanı. Sex and the city mi kaldı demeyin, mistresses ‘ı acayip tavsiye ederim. Ayrıca sex & the city’i de baştan izlemek keyifli olabilir. Ben bilemiyorum sizin ilişkinizi ama bir düşünün bakalım, ne vardı onun yüzünden yapmaktan vazgeçtiğiniz? İğrenç espiriler mi? Artık arkadaş olduğunuza emin olduğunuz eski erkek arkadaşınızla görüşmek mi? İyice bir kurcalayın. Göreceksiniz çıkar bir şeyler… İlişkiniz bittiği için genelde olmasa da en azından bir konuda “iyi oldu!” diyeceğiniz bir şey vardır. Şahsen ben bugün Eran’dan ayrılsam (Allah korusun!) bir köpek daha alırım eve. Net…

4. Gidene yol, gelene şans veriyoruz!

Artık o kadar uzun zaman geçtiyse single takılmanın keyfini çıkarıyorsunuzdur eminim. Çıkartmıyorsanız, single arkadaşlarınızı arayın ve hemen bu akşama bir program yapın… Valla bu yaşta enerji bulup barhopping yapan arkadaşlarım bile var. Madem ayrılalı o kadar zaman olmuş ve artık hazırsanız, gelene de yol vermeyi unutmuyoruz. Baksanıza Sinem’e Arda Turan’dan ayrılmış Kenan İmirzalıoğlu ile beraber. “Zevkler ve renkler tartışılmaz.” diye bir laf var ama “Göz var, nizam var.” diye de başka bir laf var. Her zaman daha iyisi vardır. Tip değilse karakter, o da değilse ilişkiye bakış açısı… Bulursunuz, bulursunuz… Biraz aramak lazım, bir de gerçekten unutmak lazım o kadar!

İlişki Uzmanı Sandru

Bu yazıyı paylaş da bir havan olsun!

Sen ne diyosun bu işe?